Puan vermedi·168 syf.··
2026 96. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:48
Küçük Burjuvalar’da Gorki, 1905 Devrimi’nden önceki Çarlık Rusyası toplumunu tartışır. Geniş bir oyuncu kadrosuna sahip olan oyunda farklı sosyal sınıflardan birçok karakter bulunuyor. Oyunda işlenen ana temalar arasında kuşak çatışması ve hayatın monotonluğu yer alır. Satır aralarında mutluluk, iyilik, kötülük, sınıf farkı gibi konular da vardır. İşçi sınıfı ile yüksek burjuvazi ve Gorki’nin deyimiyle “küçük burjuva” toplum arasında sıkışıp kalan insanların günlük yaşamları ve birbirleriyle olan iletişimleri okuyucuya ve seyirciye aktarılmaktadır. Gerçekçi sahneler Oyunda, içinde bulunulan toplumun psikolojisinin kültür ve sanata, sosyolojik değişimlerin gündelik hayata etkileri ise büyük tespitlerle sunulur. Yazar, tüm dünyada olduğu gibi Rusya’da da etkisini hissettiren dönemin eğitim sistemi, kapitalizm, sosyal normlar, aşk ve hayata dair cümleleriyle pek çok farklı çatışmayı aynı potada eritmeyi ve ustaca işlemeyi başarıyor. Dört perdeden oluşan oyunun ana karakterleri arasında Bessemyonov da yer alıyor ve tüm olaylar “büyük oda” denilen yerde geçiyor. Varlıklı, sıradan bir Rus vatandaşı olan Bessemyonov, eşi Akulina, 2 çocuğu ve bir evlatlık çocuğu bulunan aile pansiyon işletiyor. Bu ailenin yanı sıra Perçihin’in uzak akrabaları ve pansiyonda kalan çeşitli sınıflardan kişiler Yelena, Teterev, Şişkin, Tsvetaeve oyunun diğer karakterleri olarak zaman zaman sahneye girip çıkarlar. Artık Yirmi yedi yaşında olan evlat edinilmiş Nil isimli karakterin aşık olduğu kadınla birlikte olma hayali, ailesinin zihniyetiyle çatışır ve bunun sonucunda büyük bir çatışma doğar. Kuşak farkı, kültür ve fikir çatışmasıyla kendini gösterir ve aile üyeleri arasında şiddetli tartışmalar yaşanır. Entelektüel karakterler olan Nil ve Teterev’in cümleleri aslında Maksim Gorki’nin oyundaki
Tiyatro-Oyun-Senaryo
Küçük BurjuvalarMaksim Gorki · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20141,958 okunma
10/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2026 137. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:04
YOSUN Aişenur Halidi Tek bir günah, iki farklı hayat… Merhaba sevgili kitap dostlarım, bugün sizlere sadece bir hikâye okumadığım, aynı zamanda karakterlerin yaşadığı acıyı, çaresizliği ve yeniden ayağa kalkma mücadelesini derinden hissettiğim bir kitapla geldim. İşlediği konuyla gerçek hayatın sert yüzünü gözler önüne seren, her cümlesinde insanı düşündüren ve son sayfasına kadar merak duygusunu canlı tutan etkileyici bir roman. Her şey aslında tek bir gece işlenen günahla başlıyor. Melda, yaşadığı travmaların, Şenol’un acımasızlığının ve İnci halasının yıllarca ona hissettirdiği yetersizlik duygusunun altında ezilmiş bir kadın. Şenol ise o gecenin pişmanlığıyla yaşayan, mükemmel bir evlat olmak için yetiştirilmiş ancak yaptığı tek bir hatayla kendi benliğini kaybetmiş bir adam. Bu iki insanı birbirine bağlayan tek şey ise kızları Aslı. Fakat Aslı bile onların özgürce sahip olabildiği bir mutluluk olamıyor. Çünkü karşılarında, gücü ve kontrolü hayatının merkezine koymuş olan İnci var. Ancak İnci’nin kusursuz görünen dünyası, yosun yeşili gözlere sahip küçük Nil’in hayatlarına girmesiyle sarsılmaya başlıyor. Henüz on yaşında olmasına rağmen görünmeyeni gören, duyulmayanı duyan Nil, İnci’nin yıllardır sakladığı gerçekleri sezerek onun yenilmez görünen zırhında ilk çatlağı oluşturuyor. Yazar; travma, suçluluk, aile bağları, güç savaşları ve iyileşme temalarını başarılı bir şekilde işlerken karakterlerin iç dünyalarını da etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Kitabın merkezinde ağır ve sarsıcı olaylar yer alsa da hikâye yalnızca acıya değil, yeniden güç bulmaya, umut etmeye ve hayata tutunmaya da odaklanıyor. Duygusal yoğunluğu yüksek, karakterlerin yaşadıklarını uzun süre aklınızdan çıkaramayacağınız ve okurken birçok farklı duygu yaşayacağınız bir kitap
YosunAişenur Halidi · Verno Kitap · 20261 okunma
Reklam
Üzüntü: Kesinlikle önermiyorum. Türkçe'si bozuk bir kitap!
1/10
·108 syf.·
2026 1. kitabı
Üzülerek belirtiyorum: Kitap bozuk bir Türkçe ile kaleme alınmış. Yayıncı, editör ve yazara hiç yakışmamış. Ayrıca -her ne kadar bir yazar herhangi bir savunma noktası oluşturmak zorunda olmasa da- birbirini değilleyen ifâdelerle dolu bir kitap. Yazar, çoğu zaman kendini tekrar eder hâle gelmiş. Yazım dilinden sonra en büyük kusûru da usüllere uygun atıf ve kaynakça sistemi olmayışı. Keşke sıfır (0) yıldız imkânım olsaydı.
Daimonik AlanNil Göksel · Akademim Yayıncılık · 20235 okunma
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 22:28
#KitapYorum #CenkKayakuş #SonFiravun #KanonYayınları #Kitabaaşıkokumayasevdalı Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Kanon Yayınları'ndan çıkan, Cenk Kayakuş'a ait "SON FİRAVUN" isimli tarihi romanı tanıtmaya çalışacağım. Cenk Kayakuş kitaplarını okumak bana göre ayrıcalık. Öncesinde "KAYIP KITA", "UÇUŞ 345" isimli eserlerini okumuş çok beğenmiştim. İçimden de gizliden diğer kitaplara talibim düşüncesi altın yaldızlı hazine notluğuna okunmak üzere eklemiştim bile. Hepsinde heyecan, gizem, merak, adrenalin, gerilim tavan. Elinizdeki kitaplar bittiğinde, ne okurum derdi sarmışsa, sıkılıp bunaldıysanız, arayıştaysanız eğer zulanuzda Cenk Kayakuş kitapları varsa çok şanslısınız, kurtardınız günü diyebilirim. Hani yemek sonrası en sevdiğiniz tatlıya sıra gelir ya!.. Tam da bu iştahla "SON FİRAVUN" a tutundum desem mübalağa etmiş olmam. Her sayfa heyecan, gizem, aksiyon, gerilim. Tüm duygularınız fişini elektrik prizine takmışcasına aydınlanıyor. Kendinize geliyorsunuz. Hani çok susarsınız su ılık gelir, o sıcakta bir işe yaramaz. Yavandan mideye yuvarlarsınız. Bu eser tüm dıyguların hakkını veren cinsten. Yani o soğuk suyla dirilişiniz bu kitapla kavilli. Cenk Kayakuş tarihsel olayları günümüze bağlamayı seven bir yazar. Okurun nabzını biliyor. Nokta atışlar hükmünde. Hadi şimdi Mısır'a gidelim, kızgın çöllerde kahramanımız Hakan Geda neler yaşamış konuya ekmek bandıralım. "SON FİRAVUN" Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı fethi, II. Dünya Savaşı ve günümüzü birleştiren gizemli bir hazine avını konu alan bir macera romanı. Topkapı Sarayı’ndaki "tılsımlı gömlekler" gibi somut tarihi ögeler ve Herihor hazinesi gibi arkeolojik mitler kurgunun omurgasını oluşturuyor. Temposu yüksek, kronolojik katmanlar arasında köprüler kuran, tarihsel gerçekliklerle kurguyu harmanlayan sürükleyici
Son FiravunCenk Kayakuş · Kanon Kitap · 202241 okunma
Nil ile Mavinin Kıyısında
9/10
·144 syf.··
2026 1. kitabı
Kıymetli Büşra Hanımın kaleminden dökülen Nil’in sularında birlikte keşfetmeye çıkmak oldukça keyifliydi. Çocuklar için kaleme aldığı bu kitabında; hayal kırıklığı, yalnızlık, heyecan, arkadaşlık, keşfetme dürtüsü, merak, cesaret gibi birçok duyguyu ele almış yazarımız. Duyguların getirdiği sonuçlar ve duyguların nasıl dönüşebileceğine dair aktarımlar bulunuyor hikaye içerisinde. Nil’in ebeveynleri ve büyükleriyle kurduğu ilişkiyide gözlemliyoruz. ‘..İşte yaptığımız iyilikler de tıpkı o ışık gibi bizim yolumuzu aydınlatır.’ diyen, yolunu aydınlatan bir amcaya sahip Nil. Öğretileri olduğu kadar eğlenceli bir kitap aynı zamanda. Büşra Hanım kesinlikle mizahi yönünden parçalar serpiştirmiş :) Nil’in önce Karabatak sonrasında da Balon Balığı Sabo ile kurduğu ilişkiyi okumak çocuklar için de oldukça eğlenceli olacaktır. Ve de aynı zamanda bir kendini bulma ya da yazarımızın da dediği gibi bir ‘kendinde dönme’ hikayesi bu. Kaleminize sağlık.. ‘Kendimi gördüm…Sonra kaybettim…Sonra yeniden buldum. Yani biraz karışık. Ama artık galiba olduğum kişiyi daha çok seviyorum.’ Syf.121
Çocuk Kitapları
Mavinin KıyısındaBüşra Ümmühan · İlk Genç Timaş · 20267 okunma
9/10
·285 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Bu kitaptan inanılmaz derecede faydalandım. Nil Gün, duygulara öyle bir büyüteç tutuyor ki, okurken insan kendi iç dünyasının haritasını yeniden çiziyormuş gibi hissediyor. Her bir ana duyguyu tek tek ele alıyor; sadece yüzeydeki hissi değil, o duygunun derininde saklanan kökleri ve bilinçaltındaki yankıları inceliyor. Kitabın en güçlü yanı, duyguları “iyi–kötü” diye ayırmadan, hepsini birer öğretmen olarak ele alması. Öfkenin ardındaki kırılganlığı, üzüntünün ardındaki dönüşüm ihtiyacını, korkunun ardındaki yaşam enerjisini gösteriyor. Negatif sandığımız duyguların dönüştürücü etkisini hatırlatıyor Nil Gün. Bu yüzden kitap sadece bilgi vermiyor; insanın kendi duygusal bedenine daha şefkatli bakmasını sağlıyor. Benim için bu kitap bir kez okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil. Ara ara dönüp gözden geçirmek isteyeceğim, her okuduğumda başka bir yerime dokunacak bir rehber niteliğinde. Çünkü duygular değişiyor, hayat değişiyor, biz değişiyoruz — ve Nil Gün’ün anlattıkları bu değişimin içinde yön bulmayı kolaylaştırıyor. Dili sade, akıcı ve içten. Okuru yargılamadan, zorlamadan, “şöyle olmalısın” demeden ilerliyor.
İçimizdeki Şaman: Duyguların SimyasıNil Gün · Kuraldışı Yayınevi · 2022149 okunma
Reklam
Reklam