Yatağında, fakir insanlar için geçmişe bağlanmanın ne kadar acı bir şey olduğunu düşündü: Ne bir evleri vardır zenginler gibi ne de anılarını saklayabilecekleri bir kıyı köşe. Sevinçleri, kederleri, bütün günleri rüzgârlarla savrulup gider.
...gururu, aşkı! Ne boş şeylerdi bütün bunlar! Ne kadar hiçten şeylerdi, biricik gerçeğin, ölüm gerçeğinin yanında! Her şeyin sonu ona varacak olduktan sonra değer miydi bunca acı, bunca istek, bunca çırpınma!..
Sevilen insanın yokluğu ölümün yalnızca bir başka yüzüdür. Bizim için en aziz varlığın canlı canlı yok oluşuna tanık olmuşuzdur. Hayat silinir gider, kapkara bir uçurum açılır önümüzde... Yokluktur bu.