Dünyada şimdi onunla yan yana bulunmamamız kadar mantıksız ve lüzumsuz ne vardır acaba? Hayat bir tesadüfler silsilesi imiş, âlâ. Fakat tesadüfün de kendine göre bir mantığı olmalı değil mi ya?
Düşün ki şu anda çehresini hatırlamıyorum bile fakat hafızamdan daha derin bir yerde onun bir taşa oyulmuş kadar keskin bir tasvirinin, akılların alamayacağı kadar eski zamanlardan beri mevcut olduğuna eminim.