“Kırgın bir mevsimim var, bir de nereye gittiğini bilmediğim yollarım. Bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterirken; akrebi ve yelkovanı çalınan bir zaman eskisiyim.”
“Bazan da üzerimize bir hüzün ve yalnızlık çöker, ikimiz de dünyanın büyüklüğünden korkar, oradaki yerimizden sıkılır, kendi içimize çekilirdik. O zaman hayatta bir başka kişiyi anlamanın, ona yaklaşmanın, onun ruhuyla özdeşleşmenin ne kadar zor olduğunu da anlardım.”
“Merak ruhumu kemiriyor, ama öğrenebileceklerimden çekiniyordum. İyi bir insan olmak için bütün çabalarıma rağmen nereden kaynaklandığını çıkaramadığım bir pişmanlık içimi karartıyordu. Hiçbir şey yapmadığımız halde suçlanmak ancak rüyalarda yaşayabileceğimiz bir korku çeşididir. Bu endişeyi çok sık hissediyordum.”