Hiç şüphesiz Alexandre Dumas klasikler arasında bir klasiktir! Daha önce okuduğum Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım) romanıyla etkilendiğim Dumas'ın Siyah Lale'si; özgürlük, aşk, umut, öfke gibi birçok duyguyu iliklerime kadar hissettirdi. Bazı bölümlerde nutkum tutuldu ancak yinede umudumu yitirmedim. Kitabı okumadım âdeta bir film gibi izledim.
"Her şeyin" güzel gittiği bir anda, "her şeyiniz" elinizden alındı mı hiç? Bir anda bir el gibi üzerinize çöken karabulutların sizi daha kötü günlere sürüklediğini düşünün. Peki, Tanrı'nın yazgısı mı bu yoksa insan suretindeki iblislerin oyunu mu? İblis diyorum çünkü ben bu hikâyede; kıskançlığın, hırsın ve ihtirasın bir insana neler yaptırabileceğine şahit oldum. Tek bir insanın kıskançlığının binlerce insandan oluşan büyük bir topluluğun öfkesinden daha büyük olabileceğini âdeta yaşadım.
"Kötülük insan ruhunu ele geçirdiğinde çok hızlı yol alıyordu." [s.46]
Evet tam da öyle oldu. Kötülük insan ruhunu ele geçirdi ve dönüşü olmayan olaylara davetiye çıkardı. Peki ucunda ölüm dâhi
olsa kıskançlık aleviyle yanan bir kimseyi durdurmak mümkün müdür? Belkide mümkündür. Ancak bu bir insan tarafından yapılamayabilir. Ama ya Tanrı? Belkide her şeyin bittiğine inandığımız noktada, Tanrı bizim için daha güzel şeyler inşa ediyordur.
"Rosa, siz Tanrı'nın yarattığı en mükemmel canlısınız!" [s.150]
Evet, aşk! Aşk her zaman en sevdiğimiz her şeyi ekarte etmiyor mu? Bu hikâyede aşk o kadar güzel işlenmiş ki okurken yüreğim ısındı âdeta.
Ve,
"... siyah lale, rüyasında, birinciliği sarışın Frizlinin güzel mavi gözlerine bıraktı." [s.128]
Alexandre Dumas'a teşekkürlerimi ve saygılarımı sunarak kitabın içeriğine kısaca değinmek
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖