Sakin göllerin kuğusuyduk, Salınarak suyun yanağında. Ve okşayarak nilüfer saçlarını gecenin. Sonumuzun adım adım Yaklaştığını görürdük... Yarılan ekmeğin buğusuyduk; Paylaşılan zeytin tanesinin, Yüzümüze saldıran yağmur avanesinin. Biz hep üşüyen burnumuzu Avucumuzda hohlayarak yürürdük. Hiçbir hesabımız yoktu kimseyle... Hiçbir aykırı yanımız, Hiçbir yalanımız... Gözüm yaşarıyor, Yüreğim kanıyor... Olmasaydı sonumuz böyle!..
Sayfa 52·Kitabı okuyor
Şiir
Zihnimize neyi koyarsak, o bizim gerçeğimiz olmaya başlıyor.
Sayfa 193·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Bir kere Işığı tanımaya başladı mı yolcu, o ışığın içindeki karanlıkları anlamlandırır. Karanlık ile ışığın bir madalyonun iki yüzü gibi olduğunu anlar. Madalyonun iki yüzünün de aynı yüz olduğunu tecrübe ettiği an ise artık varılacak bir yer olmadığını, hayatın sadece bir yolculuk olduğunu kavrar."
Sayfa 219 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
"Kocaman bir şükran duygusu çıktı içinden Sonra o duygu her şeyi kapladı, "Hayatın, o an bana sunduğu her şeyle olma isteği" diye tekrarladı."
Sayfa 218 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
"Zorluklar, yürüdüğümüz yolda karşımıza çıkan engeller değil. Zorluklar, yolun ta kendisi. Fark etmek için araçlar sadece. İstemediğimiz bir olaya hoş geldin demeyi öğrenebilir miyiz? Ona bir fark etme çağrısı olarak bakabilir miyiz? 0 olayı burada öğrenilecek bir şey var diye yorumlayabilir miyiz? Ve tüm bunların kalbimize işlemesine izin verebilir miyiz? Hayatın bine sunduğu o an her ne ise, onunla olma isteğinin ne anlama geldiğini öğreniyoruz. Hatta o an bundan hoşlanmasak da. Çünkü o zorlukların ta kendisi bizim iç çalışmamız, bizim yolumuz, bizim hayatımız..."
Sayfa 218 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
"...bedenin hatırladıklarını anlamlandırdıkça beynin entegre olmayan parçaları yeniden dengesini buluyor ve geçmiş seni artık esir almıyor."
Sayfa 202 - Doğan Kitap·Kitabı okudu