Nilüfer

Nilüfer
@nilufer_topuz
Bir şeye sahip ol­mamakla, onu kaybetmek hiçbir zaman aynı şey olmamıştı.
Sayfa 21
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Eski Türk toplumlarında, ve uzun zaman Osmanlıda da, gelinlikler kırmızıydı. Hatta gelincik çiçeğine “gelincik” denmesi, kırmızı gelinliklerden ötürüdür.
Kısa bir süre var olduğunu düşünen Sofie, her zaman böyle olmayacağını da düşündü elinde olmadan. Şimdi dünyadayım, dedi kendi kendine. Ama bir gün yok olacağım. Ölümden sonra bir hayat var mıydı acaba? İşte kedinin farkında bile olmadığı bir soru daha. Var olduğunu çok yoğun bir şekilde düşünüp bir gün var ol­mayacağını unutmaya çalışıyordu. Ama kesinlikle imkansız bir şeydi bu. Varoluşunu ne kadar çok düşünürse düşünsün, hemen yaşamın sonu olduğu düşüncesi de geliveriyordu aklı­na. Bunun tam tersi de geçerliydi: Bir gün yok olacağını kuv­vetle hissederse, yaşamın nasıl sonsuz bir değere sahip oldu­ğunu da asıl o zaman anlıyordu. İnsan öleceğini fark etmiyorsa, varoluşunu da yaşaya­maz, diye düşündü.
Kim olduğunu bilememesi komik değil miydi? Ya kendi görünüşünü belirleyememek biraz fazla kaçmıyor muydu? Sanki beşiğinde gelip bulmuştu bu görünüş onu. Arkadaşla­rını seçebilirdi belki, ama kendisini seçmemişti. Hatta insan olmaya bile karar vermiş değildi. İnsan neydi peki?
Hebban olla vogala nestas hagunnan, hinase hic anda thu, wat unbidan we nu? (M.S. 1100) Şu ana kadar elimizdeki en eski, yaklaşık bin yıllık, Hollandaca yazılmış bir metin. Metinde sözcüğü sözcüğüne şu düşünce dile getiriliyor: "Bütün kuş yuvaları başladı, sen ve ben hariç. Biz şimdi ne bekliyoruz." Bunlar muhtemelen bir aşk şarkısından alınmış iki dize. En eski Hollandaca aşk şarkısı diyebiliriz.