"Kelimeler önümüze çıkıyor sevgilim
Uykumuzu bölüyor buradan çocukluğumuza kadar,
Buradan çocukluğumuza kadar bir telaş...
İçi boş kuşları kovalıyoruz ve bir sebep arıyoruz,
Herkese küsmek için.
Hemen o cumartesi buluyoruz, hemen o pazar"
Barış Bıçakçı
Ona göre insan ruhunun en az tahammül edebildiği şey - belki daha ötesi olmadığı ve kendimize mühlet vermeden yaşamağa mecbur olduğumuz içindir- saadettir. Istırabın içinden geçeriz. Tıpkı çalılık, taşlık bir yolda yürür, bir bataklıktan kurtulmağa çalışır gibi ondan sıyrılmağa çalışırız. Fakat saadeti bir yük gibi taşırız ve bir gün farkında olmadan yolun bir ucunda, bir köşeye bırakıveririz.
“Aynanın karşısında dikilip gülüşüyoruz. İçimizdeki his, seyahate çıkarken hissedilenin tam tersi. Mutluluğumuzun sebebi yola çıkmak değil, bulunduğumuz yerde kalmak. Hayatındaki en harika yıla, aynı koşullarla yaşayacağın bir yıl daha eklemişsin sanki. Aynı yolda devam etmek için bir fırsat.”