Esra Duran

Esra Duran
@nimrodel
Le vent se lève ! … Il faut tenter de vivre!
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gün Batımı Yüksekten korkardım çoğu zaman. Şimdi hissetmiyorum ayaklarım binanın kenarında sallanırken. Yıldızlar gözlerimi alıyorlar. Hep mi böyle parlaktılar? Gecenin kara manzarasını yıldızlar aydınlatmaya çalışıyorlar. Daha birkaç saat önce binanın içindeydim. Ne zaman çıktım tepesine? Kulağıma sesler geliyordu. Uzanıyordum soğuk bir odada. Bana ondan geriye saymamı söylemişlerdi. 10, 9, 8... Gerisi aklımda kalmamış. Vücudumda garip şeyler hissediyordum. Sanki kendimi dışarıdan seyreder gibi. Uzaklaşıyordum gövdemden. Kısa bir an için tüm ilişiğimi kestiğimi duyumsadım var olmaktan. Kirpiklerimin kıpırdamasına son şahit oluşumda, göz pınarlarımdaki damlalara yansımıştı olanlar. Karanlıktı ameliyathane. Bedenim masanın üzerinde uzanıyordu. Bağrışıp duran doktorlar geçiyordu yanımdan. Jeneratörleri soruyorlardı. Bileğimi tutan bir hemşire nabzımın olmadığını söylüyordu. Ardımda bırakıp kendimi çıktım ordan. Koridorlar karanlıkta olsa yolumu bulmak zor değildi. Geziniyordum hastanede. Büyük bir kalabalık vardı alt katlarda. Ellerinde silahlarla adamlar. Beni görecekler sandım, geçip gitti yanımdan koşarak onlardan biri. Ateş ediyorlardı her bir yana. Hiçbir kurşun değmiyordu bana. Sanki bir pelerinim vardı da göstermiyordu beni. Koskaca şehir görünüyordu camdan, kapkaranlık. Gökyüzünde ani dönüşleri ile camları zangır zangır titreten uçaklar geçiyordu. Elleri kafalarının üzerine konmuş beyaz önlüklü doktorları gördüm ilerde, başlarında dayalı silahlar. Konuşuyorlardı o silahlı adamlar aralarında. Tüm şehrin elektrik hatlarının kesilmiş olduğundan ve asıl darbeyi hastanede yapacaklarından bahsediyorlardı. Jeneratörlerin patlamaları ardı ardına duyuldu. Canını kurtarmak için hastanede bulunanlara morga dönüşmüştü burası. Koşuşturuyordu insanlar. Sonra pat pat pat!
Etkinlik
youtu.be/-fqF0FVk26M Cem Karaca- İşte Geldik Gidiyoruz
Müzik
Sonu olmayan bir yaşama "yaşam" denilir mi ki? Yaşamak dediğiniz şey ölü olmamaksa, öyleyse o "ölümün" olmadığı bir vaziyete yaşam denilebilir mi? Ölümden kendini yoksun edersen geriye ne yaşam ne de ölüm, sadece hiçlik kalır. Uzun bir süre ızdırap çeken insanlar her şeyin son bulmasını ister. Ebediyete kadar süreceği söylenen mutluluk demlerinde bile bir son arayışına girerler. Nitekim bu nedenle, çok kez son buldum ve çok kez yeniden doğdum. (Gintama)
Felsefe
TEPEDEKİ YILDIZ Akşam gökyüzünü kızıla boyayıp doğarken, küçük çocuk bahçelerindeki çiçeğin tomurcuklarını seyrediyordu. Dedesi masadan kahvesini alıp yudumladı, gözünün ucuyla da torununa şefkatle bakıverdi. Elinde bir kitap tutuyordu adam. Çocuk her seferinde o kitabı dedesine anlattırmayı çok seviyordu. Kitap gökyüzünden bahsediyordu. Çocuk dedesinin anlattığı hikayelerle uykuya daldığında bir çok kez kendini yıldızlarla konuşurken bile görmüştü. Hatta annesi ona kocaman gülümseyen yıldız vermişti bir keresinde. Çocuk çiçeğin başından kalkıp dedesinin yanına geldi. "Dede bu gece uyumak yok tamam mı?" dedi. Dedesi kitaptan gözünü ona çevirip "Ne yapacakmışız bakalım?" dedi cevabını bildiği halde. "Dede biliyorsun ya, bugün bana hikaye anlatacaksın yerimizde." dedi çocuk. Dedesi çocuğun başını sertçe okşayarak "Tamam be yavrum ne kızdın sanki! O zaman her zamanki yerimizde buluşuyoruz." dedi. Gülüşerek birlikte evlerine girdiler. Gece olmuştu artık. Çocuk üstüne giydiği montuyla kapıda bekliyordu. Dedesi geldi ve birlikte yola koyuldular. Gittikleri yer evlerinin üstlerinde kalan bir tepeydi. Adam çocuğu kendisiyle kalmaya başladığı gün getirmişti buraya. Yaşadıkları köyü çepeçevre gösteren bu tepe yeryüzündeki ışıklarla, gecenin ışıklarının birbirine dokunduğu en güzel yerdi. Ağaçların ve çevrili bahçelerin içindeki çiçeklerin kokusu gittikleri yolda onlara eşlik ediyordu. Çocuk ne zaman buraya gelse önce donup kalmış gibi köyü seyrediyor sonra da otların üzerine uzanıp parmağıyla yıldızları göstermeye başlıyordu. Yine aynısını yaptı. Dedesi de hemen yanına uzanıverdi. "Dede şimdi herkes uyuyacak mı?" "Çoğu kişi bu saatlerde yatar yavrum. Ama biliyor musun, dünyamızın başka bir yerinde şimdi güneş var." Çocuk gözlerini kocaman açarak " Nasıl yani güneş evine
Etkinlik