Sen onlara göklerdeki ekmeği vaat ettin, ama yineliyorum, şu zaaflarla dolu olan, yavanlıkta, vefasızlıkta sınır tanımayan insan kavminin gözünde, ekmek gökyüzünden gelmiş yeryüzünden gelmiş, ne fark eder? Üstelik, ilahi ekmeğinin adına peşinden binlerce, on binlerce insan gelecek olsa bile, gökyüzündeki ekmek uğruna yeryüzündekinden feragat edecek imkânı olmayan milyonlarca, on milyonlarca mahluka ne olacak? Yoksa senin için yalnızca on binlerce büyük ve gücü yerinde insan değerli de geride kalan milyonlar, kum taneleri kadar çok, zayıf, ama seni seven sayısız insan, seni yücelerinin ve güçlerinin elinde malzeme mi yalnızca? Hayır, bizim için zayıflar da değerli. Günahkâr ve asi olabilirler, ama eninde sonunda onlar da itaati öğrenecekler. Bize alabildiğine hayran olacak, bizi tanrı yerine koyacaklar: tepelerine çöreklenip hürriyetlerini yüklenmeye razı olduğumuz için, onlara hükmede hükmede nihayet hür olmayı gözlerinde korkutucu kıldığımız için!