Jack London ' dan okuduğum ilk kitap. İnsanların bu sefer köpekleri çıkarları için, altın aramak için kullanıp onları hiçe saydığı bir olay örgüsü mevcut. Buck adlı köpeğin hikayesi ise asıl mesajı veriyor. Nerde doğmuş olursak olalım, hayatımızda hali hazırda ne yaşanıyorsa yaşansın içimizde bizi çağıran bizi asıl benliğimize götürecek olan bir çağrı var ve biz ancak bu çağrıya kulak astıkça onun peşinden gittikçe kendimizi bulabiliriz. İçimizde hiç keşfetmediğimiz özelliklerimiz, duygu ve düşümcelerimiz, gün yüzüne çıkmamış bir benlik mevcut ve biz onlara ancak en özgür hissettiğimiz anda, içimizdeki sesi dinleyerek ulaşabiliriz. Buck bunu başardı..
Keyifli okumalar
Vahşetin ÇağrısıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202443,1bin okunma
İlk incelemeyi bir Japon edebiyatı kitabıyla yapacağımı tahmin etmiyordum. Ama kitap öyle bir zamana denk geldi ki bazı kitaplar okunmak için zamanını bekliyor gerçekten. İnsanlığımı Yitirirken de öyle bir kitap.
Bireylerin büründüğü rolleri anlamaya çalıştığımız bir zamandayız. Hangi toplulukta hangi kalıplara gireceğimizi biz bile kestiremiyoruz bazen. Benliğimiz sadece bizden oluşmuyor 'soytarımız' var bir de. Gerçek duygumuzu düşüncemizi belirtmeyip büründüğümüz roller var. Bir topluluğa ait hissetme zorunluluğumuz var sanki. O toplumda bir kalıba girmek zorundayız. Böyle bir toplum, herkesin gerçek yüzünü saklayıp soytarılığın oynandığı bir toplum, bu hayat yaşamaya değer mi ?
Osamu Dazai nin bu ve diğer birçok durup düşündürecek sorusuyla başbaşa kalmak isteyen okurlar için harika bir kitap.