Şayet ilk kitabım bu kitap olsaydı başka kitap okumazdım, bundan sonra okuyacak mıyım? evet orası ayrı..
Okumazdım diyorum çünkü eserleriyle kendimizi geliştirdiğimiz tüm yazarları bu kitapta görmek içler acısı! Yazının devamında yazarların ismine iyi bakın, şaşırmamak elde değil.
Oscar Wılde, Victor Hugo, İvan Turgenyev, Moliere, Emile Zola, Gustave Flaubert, Anton Çehov, Stendhal,Balzac, Thomas Hardy, Alexandre Dumas (baba), Alexandre Dumas (oğul) ,Adolf Hıtler,LA FONTEINE, Goethe, Marcel Proust, Nietzsche, Woody Allen (o), Elizabeth Taylor (o) Mark Twain ve daha nice yazar/düşünür/ünlüler..
Yazar; 'Evet, affet beni anne!.. Biliyorum ki –sen başta olmak üzere– binlerce kadın, bu kitabı görür görmez beni ihanetle suçlayacaksınız. Ben de sizin gibi kadın olduğum halde, bu tür ateşli bir antifeminist bildiri yayımlamaya cüret ettiğim için beni “dava”ya ihanet etmekle suçladığınızı daha şimdiden duyar gibiyim. İhanet ne kelime? Vahşi bir saldırı! Savaş ilanı! Gözü kapalı bombalama eylemi! İnsanlık suçu' diye başlıyor kitaba. Kitapta alıntı yapılan cümleler çok normalmiş fakat buna tepki vermek vahşi bir saldırıymış gibi bahsetmesi ne kadar garip!
Her sayfasında, her cümlesinde kadının mal olduğundan, yemek, çocuk ve temizlikten başka bir görevi olmadığından, ha bir de kocasına inanılmaz cinsel cazibeler sunması gerektiğinden bahsediyor. Kitapların, okulların, bilgi araştırmanın yalnızca erkeğe özgü olduğu ,okuyan kadının erkekleştiği ve daha niceleri. Her görevi kadına yükleyen, kendi kalıbından çıkmaya korkup penisi var diye kendini üstünü gören BU ZİHNİYET, hem yemekte, hem cinsellikte, hem çocuk sahibi olmakta kısacası yaşamsal faaliyetlerini sürdürmekte kadına ihtiyacı olduğunun farkında değil herhalde!
Bu insanların başka işleri yok muydu da bu kadar