Nisa yıldız

Nisa yıldız
@nisayldz
Kimselerin olmadığı diyarlara.. instagram.com/nnisaayldz
8/10
·252 syf.··
2020 10. kitabı
Akşam Yıldızı /İskender Pala Pala'nın okuduğum ilk eseri.Tanışmam ise Alim hocanın bana hediye etmesiyle gerçekleşti.Kitabın sürüklemesi acaba şimdi ne olucak diye düşündürtmesi zevkle okumama vesile oldu. Pala'nın divan edebiyatı araştırmacısı olmasına rağmen bu eseri bi hayli yalın ve anlaşılırdı. Kitabın kapağında yazıldığı üzere "Bir Göbeklitepe Romanı". Kitaba başlarken bugünden alıyor sizi asırlar öncesinde Göbeklitepe'ye götürüyor. O zamanlara ait ara ara resimler sayfalarda kitaba hoşluk katıyor. Bir Akşam Yıldızının doğduğu gece insanlık tarihi ile başlayan iyi ve kötünün, din ve inancın, hak ve batılın, kavuşmak ve ayrılığın,dün ve bugünün, yaşamın ve ölümün mücadelesinde anlatılan bir aşk öyküsü. "Sarıcaaa! Unutma, sen bütün karanlıklarımın ışığı, ilerleyeceğim dolunayımsın!" - "Sen de benim hakikatimsin Çira; sevgilim ve hakikatim! Seni kimseye bırakmayacağım..." (S77) İlkel insanların avcı ve toplayıcı olduğu ve bunun yanı sıra insanların sürekli arayış içinde olduklarını yani inançlarının seçimini sebeplerle yapıldığı dönemi anlatıyor. Akşam Yıldızının onlarda olan kutsallığı yol göstericisi olarak tanımlanmasıdır.Bir rivayete göre Akşam Yıldızına kim birlikte denk gelirse ömür boyu birbirini sever ve kavuşurlarmış.- Tıpkı Galata'ya kim çıkarsa evlenecekmiş rivayeti gibi.Galata Kulesi, Akşam Yıldızı rivayetinden mi aldı diye düşünmedim değil - . Baş karakterlerimizin aşkı da orada başlar. Sonrasında her aşkın sınandığı mevzulardan ötürü uzun bir süre ayrı kalırlar ve sonunda da rivayetin gerçekliğiyle birlikte kavuşurlar. Kitapta birçok yerlerin altını çizdim. Bunu da kaleminin ne kadar etkili ve güçlü olduğuna bağlıyorum. Sevdiğim birkaç yeri söyleyip bitirmek istiyorum; "Belki de duygularla bedeni, ruh ile inancı, güzellik ile kötülüğü yeniden
Akşam Yıldızıİskender Pala · Kapı Yayınları · 20208,1bin okunma
Reklam
7/10
·85 syf.··
2020 8. kitabı
SATRANÇ / STEFAN ZWEİG Zweig'ın kurgusu alışılmışlığın ötesinde.Her kitabında farklı yolculuk, yeni tanılar keşfediyorum.Yine nasıl bittiğini anlamadığım bir eseri daha. Kitapta üç kararkter vardır.Mc Connor:Zengin iş adamı. Mirko Czentovic:Satrançtaki yeteneğinden dolyı saygıdeğer bir köylü. Dr.B:Avukatlığı sırasında devletten sakladığı olaylardan dolayı tutuklanan, dörtduvar arasında bir koltuk bir lavaboyla birlikte 4 aynını geçiren, sadece duruşma zamanlarında dışarıdaki her bir nesnenin-varlığın kıymetini, gözünün bu denli açlığını gidermek için her şeyi nüans nüans inceleyen adamdır. Hikaye yolcu gemisinden başlar.Gemide ünlü satrançcılar vardır. Tesadüfen bir oyuna denk gelir Czentovic, bir hamle yapar. Bunu görenler satranç oynamayı teklif eder ve ilk seferinde kazanır. Bunu keşfeden Connor, para karşılığında tekrar oynamasını söyler. Bu teklifi kabul eden Czentovic, tekrar kazanır.Conner sinirlenir birdaha teklif eder.Oyun başlar uzadıkça uzar, nefesler tutulur ve son hamlelere sıra gelir. Nefeslerin tutulduğu bu anda Dr.B. rakibe hata yaptığını oyundan çıkması gerektiğini söyler ve Czentovic ile berabere kalır.Bu durumda şaşıran Connor, şimdide Dr. B'ye teklif eder lakin kabul etmez.Çünkü pişmanlığı ve oynarken fazlasıyla heyecanlanması vardır.Yinede teklifi bidaha düşününce kabul eder.Ve oyunun sonuna doğru heyecanını kontrol edemeyen Dr. B, oyunu terk edip berabere kalan maçı seyre dalırlar. Asıl heyecanlı nokta Dr.B. 'nin duvarlar arasından yalnızlıkla baş edip sadece duruşmaya giderken etrafı görüp ve girmeden iki saat beklettikleri sırada ilk kez görmüş gibi etrafı incelediği zaman asılı duran paltonun cebinde bir kitap farkeder ve şunu söyler: " bir KİTAP! Dört ay boyunca elime tek kitap almamıştım ve bir kitabı, insanın birbirine eklenmiş
SatrançStefan Zweig · Can Yayınları · 2004279,3bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2020 9. kitabı
ÜVERCİNKA/CEMAL SÜREYA Süreya'nın ilk şiir kitabıymış.Benim de okuduğum ilk kitabı.Çok fiyakalı bir başlık seçmiş merak edip araştırdım neden "ÜVERCİNKA"? Eşinin hamile olduğu dönemlerde gizemli bir kadına kaptırır ve adını Üvercinka koyar.Bir seçim yapmak durumunda bulur kendini. Ya eşini ve karnındaki çocuğunu seçecektir ya da üvercinkayı.Zor ama doğru bir seçim yaparak Üvercinka ile ayrılık kararı alır ve geride bu satırlar kalır. "Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar Bütün kara parçalarında Afrika dahil! ... Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor Bütün kara parçalarında Afrika hariç değil. 1956 " Bu kararından bir yıl sonra "Yazmam Daha Aşk Şiiri" adlı bir şiir yazarak üzüntüsünü ya da pişmalığını dile getirmiş diyebilirim. ".... Ah şimdi benim gözlerim Bir ağlamaktır tutturmuş gidiyor ... 1957 " Duygularını tereddütsüz kağıda döken Süreya; sevgiyi, aşkı, tutkuyu hemen hemen her satırında işleyen bir şairdir. " Ben nerde bir çift göz gördümse Tuttum onu güzelce sana tamamladım Sen binlerce yaşıyasın diye yaptım bunu Bir bunun için yaptım ... Sen belki de bir resimsin ne haber Kırmızı bir Beykozun yanında duruyorsun
ÜvercinkaCemal Süreya · Yapı Kredi Yayınları · 201821,8bin okunma
7/10
·584 syf.··
2020 7. kitabı
BOZKURTLARIN ÖLÜMÜ/HÜSEYİN NİHAL ATSIZ Ne kadar T.Özakman gibi 50 küsür yılını feda etmesede ömründen maximum 9 yılını feda eder Atsız.Yazarların kaderimi budur pek çözemedim lakin güzel ağaçlar yetiştirmek elbette zaman alır güzel meyve verebilmesi için.Belkide onların ömür feda etmesi bizim şuan okuyup yazıyor olmasıyla alakalıdır. Kitap Gök Türkler ve Çinliler arasındaki savaştan bahsediyor.Gök Türkler savaş yaptıkça ve boylarda birleştikçe zenginleşir ve bir olurlar.Lakin Çin boş durmaz.Gerek kendi hatunlarını bizim Gök Türk erkeklerini baştan çıkarması ile görevlendirirler gerekse ajan koyarak haber almak isterler.Bu savaş çoktan başlamış olur.Ve bir gün plan yapıp Çin Hanını basmaya karar verirler ve umulmadık bir şeyle karşılaşıp yenilgiye uğrarlar.Böylelikle ölümler artar.Kayıpların bol olduğu kanların döküldüğü bir savaş olur.Ama Çinliler bilmiyorlarki her yenilginin altında hırs, başarı ve öfke yatar.Bunu da 2.Kitapta anlatıyor yazar. BOZKURTLAR DİRİLİYOR/HÜSEYİN NİHAL ATSIZ Muhteşem bir kahramanlık ve içerisinde geçen hüsranlıkla dolu bir aşkın öyküsü.O kadar tat aldım ki bu kitaptan ilk başta düşüncelerimle biraz önyargılı davranmış olabilirim ama okuduktan sonra tamamen ön yargılarımı kırmış durumdayım.Ve Atsız'a da burdan teşekkür ederim kaleminin bu kadar hoş olup biz okurlarda iz bıraktığı için.Gayet anlaşılır, hissedilir sonrada rahatla yudumlanıp sindirilen bir kitap. 1. Kitabın devamı.Kür Şad'ın soyunun yani oğlu Urungu ve onun oğlu Taçam, Pars ve çocukları baş kahramanlar olmak üzere, Dokuz Oğuzlara savaş açan Gök Türkler, savaşı kazanır ve eski gücüne kavuşur tekrar dirilirler.Fakat bu direnişi görmek Urunguya nasip olmaz.Bunca zaman hiç gülmeyen, annesine söz verdiği için herkesten Tegin olduğunu saklayan Urungu, Dokuz Oğuzların başındaki Ay
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202017,9bin okunma
8/10
·752 syf.··
2020 4. kitabı
ŞU ÇILGIN TÜRKLER /TURGUT ÖZAKMAN Bu kitabı okumamdaki sebep ceza almış olmamdı.Zorunlu tutularak okumasaydım sanırım okumazdım.Ama bu kitabın okunmaması büyük bir saygısızlık oluşturduğuna rastladım.Çünkü ÖZAKMAN bu kitabı yazmak için 50 küsür yılını feda etmiş.Bizler ise maximum 20 günümüzü ayıramayacak mıyız? İyiki sizin sayenizde güzel bir kitaba daha şahit oldum. Kitap 20.yüzyılın sömürgeciliğine yani emperyalizme karşı ulusun,milletin,halkın göstermiş olduğu onur ve zaferini anlatıyor.Kitabı okurken o dönemeki yoksulluk ve sıkıntılarla baş başa olduğunuzu fark ediyorsunuz.Vatan denen derdi hissedince iliklerinize kadar, kendi ufak tefek dertlerinden utanır oluyorsun.O anları okurken bazen yüzümün karıncalandığını bazen ise tüylerimin bir ok gibi keskin oluşunu hissettim ama yaşadım diyemeyeceğim.Çünkü bomba,tüfek,silah sesleriyle hiç karşılaşmadım.En ufak bir sesten korkan ben,ejdadımın; vatanını bu zamanlara gelmesi için o seslere maruz kalıp savaşmaları kan dondurulacak seviyede.Şuan yatağımdan uyandığımda veya bulunmuş olduğum şehirde rahat rahat dolaşabiliyorsam, bomba sesleri duyamıyorsam hepsi Vatanı için savaşan canlarını feda eden, "Bu halk için ölmeye değer diye düşünen" yiğitlerimiz, askerlerimiz, şehitlerimiz sayesindedir. Y.Kadri"Bir romanda yaşadığımı düşünüyordum.Yanılmışım.Böyle roman olur mu?Bağımsızlığı ve özgürlüğü için mücadele eden bir halkın destanı bu." (S92)demişti.Evet.Bu Vatan meselesi..Toprak bğtünlüğü..Halk birliği.. Size yoksulluktan, sefaletten bahsetmiştim. Buna şahit olan Kamil Bey, "Bak kızım.."demişti."Bir tekerleme vardır, bilir misin:Çalıydı,çırpıydı ama evimdi.Anadolu yoksuldur, çıplaktır, bakımsızdır ama vatanımızdır."(S95) Savaşan askerlerimize ellerinden fazlasını yapıp evlerini açan köylülerimiz-halkımız-yemeklerini,
Şu Çılgın TürklerTurgut Özakman · Bilgi Yayınları · 202324,6bin okunma
Reklam