Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnanmak nasipledir, inanmak akılladır, inanmak vicdanladır ve inanmak mihnetledir. Hazreti Muhammed ki o güne dek dediklerinde yalan olmamış, 'Emin' denmiş; ne demişse en hırçınından en munisine, en zengininden en fakirine dek herkes her şekilde inanmıştı. Hz. Hatice gülümsedi. O gülümseyince kedere, bir daha kim tesadüf edebilirdi Hazreti Muhammed'in ölüm acısıyla közlenip közlenip alevlenmiş, soğumayan gönlünde.
-Kimse inanmasa bile ben inanırım, dedi.
Hatice...
Kanatlarını gererek göğü yarıp uçan 'dişi kartal' demekti.
Kudret, asalet, zekâ, letafet ve iffet bu kadının ruhuna dek tecelli etmiş, görüntüsüne dahi tatlı bir zindelik vermekteydi. Bazı kadınlar sarmaşık tabiatına sahipti. Cansızı sarar, ar canlıyı sarar; çiçeklenir, sararana kadar sardığını kendinin bilirdi. Ne kadar çok uzanırsa o kadar çok ele geçirir, ne kadar çok ele geçirirse bir o kadarını daha isterdi. Bazı kadınlar nilüfer tabiatlıydı. İlk demde fark edilen, köklerini toprağa pek salmayan... Bugün gitti, yarın gider diye kaygı ile bakılan... Özü güzel olsa da seyrine doyum olmasa da bataklığın hakimiyetinde... Bir gözü ayılığa dikilmiş, çoktan ölmüş ve bataklığa harman olmuş binlerce kendi gibinin yanına gidip yitecek. Bazı kadınlar ise gülhatmi çiçeğiydi. Dirençli. Hem güzelliği dirençli, hem kökleri ile sımsıkı kavramış yeri hem diğer çiçekler gibi iltifat beklemez... Kendi saçar tohumunu, kendi budar kurumuşunu. Var olmak için Hakk o kadına ne çok güç vermiştir, zorluk karşısında duruşu değişmez ve kimseye derinden değildir ihtiyacı. Zengindir, güzeldir, şifadır, güçlüdür. Hatice, gülhatmiydi. Akıllı bir iş kadını, mahir bir tüccar, müşfik bir Anne... Mekke'nin o karanlık günlerinde eteğine tek gölge ilişmemiş aydınlık bir rüya gibi.