Nilüfer Dağlı

Nilüfer Dağlı
Okuyan okuduğunu anlamıyor, dinleyen dinlediğini anlamıyor öyleyse; hafızın SESİ güzel mi
Öğretmen
Esogü ilahiyat fakültesi
Konya/Eskisehir
konya
914 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Gerçi ölenlerin ardından feryat ve üzüntü gerçekte ölüme değil, bir daha dönüşü olmayan ayrılığadır. Onun için; "Nar-ı hicran, âteş-i sûzan" (Ayrılık ateşi en yakıcı ateştir.) denilmiştir.
Sayfa 171·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir gün Hacı Ahmet dedem "Yabancı bir yere gidince, önce yatacak yerle abdesthaneyi öğren." demişti. Ne kadar doğru söylemiş.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Hayata Dair
İşleri Oyuncakmış Gibi Yapmak
Hem de Allah-u Teâlâ'nın "Şunu bilin ki dünya hayatı sadece bir oyun ve eğlencedir." (Hadid Suresi'nin 20. ayeti) ayetini Kur'an'da okuyup anlayınca, işleri eğlenceymiş gibi yapma formülü hafızama iyice yerleşti ve çalışma hayatımın ayrılmaz bir parçası oldu. Dünya hayatı bir oyun ve eğlence olunca türü ne olursa olsun, bütün işler dünyada yapıldığına göre, her işimizi bu niyet ve bu duygu ile yaparsak, bütün işlerimizi bıkmadan ve yorulmadan sürdürürüz. Böyle yapınca başkalarını yoran ve yıpratan ağır işler bile, bizim için hoş vakit geçirmemizi sağlayan bir eğlenceye dönüşür. Tıpkı çocukların saatlerce oyun oynayıp yorulmadıkları gibi.
Sayfa 72·Kitabı okudu
İşleri Oyuncakmış Gibi Yapmak
Bir gün dayım elime ekilecek fasulyeler verdi ve "Muhtar, fasulye ekme işi oyun oynamaya benzer. Bunu bir iş diye yaparsan hem usanır, hem de çabucak yorulursun. Onu bir tür oyunmuş gibi düşünür yaparsan yorulmadan ve usanmadan devam edersin." dedi.
Sayfa 71·Kitabı okudu