Konserler ve sirkler, pazarlar ve alışveriş merkezleri kalabalıktır. Görmeyen ve duymayanlar için yapılmıştır buraları. Gördüklerini ve duyduklarını zannetsinler diye her şey çok büyük ve gürültülüdür. Ve bir kandırmacadan başka bir şey değildir bunlar. Herkes herkesle aynı şeyi gördüğünü ve duyduğunu düşünsün diye yapılır bunca şey. Çünkü herkesle aynı şeyi gördüğünü düşünen kendi körlüğünden kuşku duymak zorunda kalmaz ve bu konuda hiç olmadığı kadar çok desteklerler birbirlerini. Görünenlerden bu nedenle şikâyetçidir Nietzsche. Gürültüden ve kalabalıklardan bu nedenle bulanır midesi. Asıl olanın sesini kıstığı için nefret eder onlardan.
Nietzsche, benliğin tüm tutkusunu kendinden öte bir şey yaratmak olarak görür. İşte tam da bu nedenle benliğimizin, hazzı ve acıyı, öfkeyi ve kini yarattığını düşünür. İşte bu nedenle zihnimizin onu var ettiğini düşünür.
“Bir keresinde Doktor Heinrich von Stein, Zerdüşt'ümün tek kelimesini bile anlamadığından dürüstçe yakındığında, dedim ki ona, her şey yolunda: Bunun altı cümlesini anlamak yaşantılamış olmak demektir.”