Hâlbuki bir ekmeği ekmek yapan en önemli, olmazsa olmaz kaynak un ise, bir toplumu ihlâslı, şuurlu, ahlaklı yapan da sağlam bağlarla güçlenmiş, huzurlu ailelerdir.
Eğer biz dinimizi kendi penceremizden görüp de anlamaya kalkışırsak din bile kurtaramaz bizi. Hamza, Yasir ve Sümeyye -radıyallahu anhum- ile aramızdaki temel fark budur. Resûlullah aleyhisselam bize de cennetlerden söz ediyor ve Kur'an bize de şehitlere verilecek nimetlerden bahsediyor, onlara da etti. Ama görüyoruz ki onlar Kur'an'ı ve Resûlullah'ı dinlediklerinde şehitlik, hasretini çektikleri şeye dönüşüyordu. Biz ise çalışıp emeklilikten sonra kazara kanser olduğumuzu duyarsak doktordan, anca o zaman 'iyi bir şehitlik' isteriz Allah'tan. Nasıl olsa öleceğim, bari şehit olup da gideyim cennete...
Peygamber'imiz aleyhisselamdan daha değerli gibi tutulan kimlikler-nesneler-kavramlar-topraklar önünüze koyuyorsa birileri, sol ayağınızla tepin onu ve Resûlullah aleyhisselamla baş başa kalın. Hiçbir şey kaybetmezsiniz çünkü mülk Allah'ındır, söz onundur ve O, mülkünde kullarını hiçbir zaman perişan etmez.