No.1
Acımadın gözlerime beni sellere bıraktın Sensiz sarhoş gecelere beni ellere bıraktın Nefreti içimden sildim ve sevmeyi başardım No.1 Ellere Bıraktın
Müzik
Doğu Kafkasya Bildiğimiz gibi, J1-Y3495 dalı, Eneolitik dönemde, yani Kura-Araks kültürünün Doğu Kafkasya'ya yayılmasından önce, Dağıstan'ın merkezinde bir yerde ortaya çıkmıştır (filogenetik ağaç analizine göre). Arkeolojik olarak, daha sonra öne çıkan Ginchi ve gibi yerleşim yerlerinin bulunduğu bölgedeki Neolitik yerleşimlerle (kırmızı noktalarla işaretlenmiş yerler) ilişkili olduğu anlaşılmaktadır. Arkeolojik olarak, daha sonra öne çıkan Ginchi ve Chokh gibi yerleşim yerlerinin bulunduğu bölgedeki Neolitik yerleşimlerle (kırmızı noktalarla işaretlenmiş yerler) ilişkili olduğu anlaşılmaktadır. Geç Bakır Çağı ve Erken Bronz Çağı'nda (~6.5 bin yıl önce), bu soy hattını taşıyanların, ana J1-Y3495 soylarının coğrafyalarının örtüştüğü, dağlık Dağıstan'ın orta kesimine yerleştiklerini ve atalarından kalma Doğu Kafkas dilini konuşan topluluğun bir parçası olduklarını varsayıyoruz. Ayrıca, Doğu Kafkas dillerini konuşan halkların dilsel ve genetik bağları arasındaki ilişkiyi zaten oldukça iyi anlıyoruz. J1-Z1842'de daha fazla test ve Y-DNA ağacı oluşturulması, bunu açıklığa kavuşturmamızı sağlayacaktır. J1-Y3495 haplogrubunun en yaygın soy hattının, Dağıstan'daki yerli bir atalar topluluğundan kaynaklandığını ve ~6 bin yıl önce J1-ZS3114 (Darginler, orta Laklar, Lezgice konuşan topluluklar) ve J1-CTS1460 (Avar-Andi-Tsez dil grubu) olarak ayrıldığını öne sürüyoruz. Arkeolojik bulgular ve DNA verilerine dayanarak, J1-Y3495 filocoğrafyasının analizi, Bronz Çağı'nda başlayan günümüz Dağıstanı topraklarındaki nüfusun büyümesini, daha sonraki yayılımını ve farklılaşmış nüfusun mikroevrimini göstermektedir. Kümülatif bir etki söz konusudur: J1-ZS3114, Dargin, Lak ve Lezgi dallarını konuşanlar için daha yaygındır; J1-CTS1460, Avar-Andi-Dido dillerini konuşanlar için tipiktir;
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir Ayet Kur’an okunduğu zaman, ona kulak verip sessizce dinleyin ki size merhamet edilsin. (A’râf, 7/204) Bir Hadis Güvenilir, dürüst, müslüman tacir, kıyamet günü şehitlerle beraberdir (İbn Mâce, Ticaret, 1) Bir Dua ...(Allah’ım!) Duamı kabul eyle. Allah’ım! Senden gelecekte olacak şeylerin hayırlı olanlarını, yaptıklarımın hayırlısını, gizli şeylerin hayırlısını, açık olan şeylerin hayırlısını ve cennette yüksek dereceler istiyorum… (Hâkim, De’avât, No:1911)
Din
gnossienne: no. 1 dinlerken okunabilecek/sarkinin vibe’ina uyan kitaplar iletisi (tamamen kişisel görüşüme göre)
Müzik
Link paylaşımı
Link Paylaşımı tek1bilinc.blogspot.com/2026/06/metapol... academia.edu/resource/work/1... TÜRKÇE: METAPOLİHELEZONİK HAKİKAT MANİFESTOSU NEDEN OKUNMALIDIR? 1. Ruh ve Maddeyi Birleştiren Bütüncül Bir Sistem Sunar Modern bilim, ruhu görmezden gelir; geleneksel teoloji ise maddeyi ihmal eder. Bu manifesto, bu iki kutbu aşan, ruhun maddesel arenaya intikal ettiğini ve maddenin ruhun yoğunlaşmış bir tezahürü olduğunu ilan eden bütüncül bir sistem sunar. 2. Dijital Çağın En Büyük Sorunlarına Ontolojik Çözümler Getirir Algoritmik yönlendirme, dikkat ekonomisi, veri sömürüsü, yapay zeka ve genetik manipülasyon gibi dijital çağın en büyük sorunları, bu eserde ontolojik ve etik bir çerçeveye oturtulur. Enhar Protokolü ile dijital toksinlerden arınma, Kolektif Rezonans Kaleleri ile toplumsal direniş ve dönüşüm için pratik rehberler sunar. 3. Bilim ve Teoloji Arasında Güçlü Bir Köprü Kurar Kuantum fiziği, sicim teorisi, holografik evren, karadelikler ve karanlık madde/enerji gibi modern bilimin en güncel bulguları; İhlas Suresi, Esma-ül Hüsna, vahiy, nübüvvet ve darb-ı meseller gibi kadim teolojik kavramlarla harmanlanır. Bu, inanç ve bilim arasındaki uçurumu kapatan ender çalışmalardan biridir. 4. Kendi Özünü Keşfetmek İçin Bir Rehberdir Ahsen-i Takvîm (en güzel kıvam), Sekinet (içsel sükûnet) ve Zerone Ufku kavramları, insanı mekanikleşmeden önceki ezelî özüne dönmeye davet eder. Bu eser, sadece bir teorik metin değil; aynı zamanda kişisel dönüşüm için adım adım bir rehberdir. 5. Kolektif Bilinç ve Toplumsal Dönüşüm İçin Bir Manifestodur Kolektif Rezonans ve Lezon Durumu kavramları, bireysel farkındalığı toplumsal dönüşüme taşır. Nahum Doktrini'ne karşı farkındalık ve direniş, bu eserin toplumsal boyutunu
No.1 - Sürünüyorum
"Halüsinasyon gibi dolaşıyosun aklımda, süzülüyorsun"
Müzik