Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 01:17
Kitap travmalarımızın hayatımızı ne kadar etkileyebileceğini ve bu travmaların aşılmazsa en ufak bir şeyde hayatınızı nasıl altüst edeceğini anlatıyor bize. Hayatına gayet normal bir şekilde devam ederken birden öğretmenlik yaptığı okulda çıkan bir kavgayı ayırdıktan sonra okuldan uzaklaştırma alan Vidar evde ailesiyle ilgili kutuları karıştırırken babasına ait bir telefon rehberi gibi bir şey bulur ve orda eski evlerine ait bir telefon numarasını görür . O numarayı aramakla aslında travmasının peşine düşer. Aradığında açan ölen babasıdır. Şaşırdığım nokta şu Vidar aslında hiçbir zaman şaşırmıyor buna yani geçmişiyle konuşabilmesi ona pek inanılmaz gelmiyor burdan anlıyoruz aslında sadece kendi kurduğu dünyada o an aşmaya çalıştığı bir şeyin olduğunu. Okuldaki o küçük kavga aslında hayatında asla unutamadığı içten içe içinde hala taşıdığı bir şeyin olduğunu ve bunu aşmadan yoluna devam edemeyeceğini anlıyor. Kıvılcım bir kere yanıyor ve alev almadan sönmeyecektir. Kitap gayet akıcı güzel ve zaten hemen hemen hepimizin çocukken aşamadığı yollar açamadığı kapılar ve üstünden geçemediği olaylar vardır. Yazarın çocukluğundan izler taşıması ona farklı bir anlam katıyor.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026808 okunma
Puan vermedi·156 syf.··
2026 60. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 23:05
Kitabın kapağı, çıkış tarihinde yapılan abartılı tanıtımı ve kitabın kurgusu! Bi kerede kapağın güzelliğiyle, hikayenin doyumsuz oluşu denk gelse şaşarım zaten :( hani satılan ürünlerde fiyat performans deniyor ya. Bu kitap öyle bi tabiri bile haketmiyor. Toplam 4 hikayeden oluşuyor. İsminden de anlaşıldığı gibi kilit nokta kitapçı. Bu kitapçıya gidebilmeniz için de kalbinizin derinliklerinde bi yaranızın olması ve kitapçının sahibiyle "aynı kitabın aynı bölümünü, aynı mevsimde, aynı gün ve aynı saatte. Hem de güneşli bir bahar gününde, çiçekleri tam açmış bir kiraz ağacının altında..." okumuş olmanız gerekiyor. Kitap okurken ortaokula giden bi öğrencinin bile daha güzel kurgulayabileceğini düşündüren hikayelerden oluşuyor. Son hikaye de kitapçının hikayesi. Benim için hayal kırıklığı oldu malesef :( yazık olmuş bu kadar abartıya. Yinede kapağı güzelmiş kitaplığımda olsun diyorsanız siz bilirsiniz :)
1000Kitap
Sakura Mevsimi KitapçısıTakuya Asakura · Athica Yayınları · 202679 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·228 syf.··
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:50
Yeraltında parmaklıklar ardında devrimci karakterlerin İstanbul odak nokta olmak üzere hikayeleri, geçmişleri, umutları, acıları anlatılıyor. Dili akıcı, kalemi ara sıra vicdanınızı rahatsız edecek düzeyde etkileyici. Tavsiye ederim.
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,279 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 101. kitabı
Yani bir serinin tek kötü bir kitabı bile olmaz mı? Eğer seride Lana Myers varsa hayır. Lana geçen kitapta Hadley’le yaptığı anlaşma sayesinde Deanly’e kızıla boyamaya yemin ettiği kasabaya gitme hakkı kazanır. Ama Lana hem kendi planların ilerletip hemde bu yolsuzlukla mücadele eden Logan’ı korumak zorundadır. Bu uğurda yakalanacak olsa bile. SPOILER?!! LOGAN SEN İĞRENÇSİN İĞRENÇ İĞRENÇ İĞRENÇ. Yani adam green flag diyorduk yaptığına bak. Lana’nın geçmişini istemeden olsa öğrenmişti Victoria hakkındakileri öğrenirken buna rağmen onun katil olduğunu anladığında onu kullanıp yatağa bağlayıp gitti iğrenç herif. Erkeklere bir günde küsmedik di mi? Leonard karakterini ve anlattığı örneği çok beğenmedim. Çünkü insanlar ahlaki olarak siyah ya da beyaz değildir gridir. Lisa, Logan’a olan bu davranışları bitmezse Lana kontrolden çıkabilirdi ama sağ olsun Hayden onu koruyup kolluyor. Ve Jake manevi olarak Lana’ya hem abilik yapıyor hem de ona koruyor ya Evans ailesi o kadar kötü şeyler yaşamış ki… Dedektif Johson mı neyse umarım o da ölür bir nokta da ya bağnaz koyunlar. Bu kitabın sonu yüzünden cinnet geçiriyorum sanırım.
Mindf*ck 4: Tüm YalanlarS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026289 okunma
Benim için harika bir kitaptı
Puan vermedi·624 syf.·
2026 5. kitabı
Bazı kitaplar vardır, okurken güzel vakit geçirirsiniz; bazı kitaplar vardır, bitirdikten sonra uzun süre aklınızdan çıkmaz. Kelebek benim için ikinci gruba giren kitaplardan biri oldu. Aslında bu kitabın adıyla yıllar önce karşılaşmıştım. Kurtlar Vadisi’nde, daha sonra da Ezel’de duyduğumda merak etmiştim ama bir türlü okumak nasip olmamıştı. Sonunda elime aldığımda ise karşıma sadece bir kaçış hikâyesi değil, insan iradesinin sınırlarını anlatan bir eser çıktı. Henri Charrière, yani Kelebek, işlemediğini iddia ettiği bir cinayet nedeniyle kürek cezasına mahkûm ediliyor ve hayatının büyük bölümünü özgürlüğünü geri almak için mücadele ederek geçiriyor. Fakat kitabı etkileyici yapan şey, kaçış planlarının ayrıntıları ya da yaşanan maceralar değil. Beni en çok etkileyen tarafı, defalarca başarısız olmasına rağmen bir an olsun teslim olmamasıydı. İnsan bazen günlük hayatta çok daha küçük sorunlar karşısında bile umudunu kaybedebiliyor. Kelebek ise yıllarca süren yalnızlığa, açlığa, cezaya ve umutsuzluğa rağmen özgürlüğe olan inancını kaybetmiyor. Bu yönüyle kitap bana bir macera romanından çok bir karakter dersi gibi geldi.  Kitabı okurken sık sık şunu düşündüm: Acaba özgürlük nedir? Dışarıda olmak mı, yoksa insanın içindeki umudu koruyabilmesi mi? Çünkü Kelebek’in bedeni yıllarca duvarların arasında kalıyor ama zihni hiçbir zaman teslim olmuyor. Belki de onu diğer karakterlerden ayıran şey tam olarak buydu. Anlatım dili de kitabın en güçlü yanlarından biri. Sayfalar ilerledikçe olayları okumaktan çok yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. Tropik adaların sıcağını, hücrenin karanlığını, denizin ortasındaki belirsizliği ve kaçışların gerilimini hissedebiliyorsunuz. Kitap yaklaşık beş yüz sayfa olmasına rağmen bir an bile beni sıkmadı. Bir başka dikkatimi çeken nokta ise
1000Kitap
KelebekHenri Charrière · E Yayınları · 19706,5bin okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:49
Othello insan kalbinin en güzel köşesine oturan eserlerden biri oldu benim için özellikle son bölümlerde olayların geri döndürülemez bir noktaya ulaşması ve masumiyetin sevginin ve güvenin bir yalan yüzünden yok olması çok sarsıcıydı. Benim en çok üzüldüğüm nokta Othello'nun kötü bir insan olmamasıydı. Kıskançlık ve kuşku zihnini öyle yerleşiyor ki sevdiği kadını dinlemek yerine yalanlara inanıyor ve işin en acı yönü gerçeği öğrendiğinde artık her şey için çok geç olur. Desdemonanayada ayrı çok üzüldüm son anına kadar othelloya karşı sevgisini sadakatini hiç yitirmiyor. Onun çaresizliği kitabın en yürek burkan yanlarından biri oldu bence. Desdemonananin son anları çok acıydı asıl beni yaralayan nokta othello'nun gerçeği öğrendiği andır. Çünkü o anda sadece eşini değil kendi hayatını onurunu ve mutluluğunu da kendi elleriyle yok ettigini fark ediyor okur olarak bizler gerçeği bildiğimiz için onun felakete adım adım yürüdüğünü görmek kahredici bir durumdu. Emilia doğruları söylemek uğruna hayatını riske atıyor özellikle kocasının suçunu öğrendiğinde sessiz kalmaması çok etkileyiciydi desdemona'ya olan bağlılığı ve vicdanı gerçekten takdir ederdi. Lago ise kılıçlarla değilde sözleriyle onca hayatı bitirdiğini görmek çok büyük bir yıkım ve sarsıcıydı bir insana olan nefret yüzünden bu kadar şeye insan kalkışır mı diye düşünüyorum demek ki oluyormuş hayatta böyle şeyler othello'yada çok kızıyorum karısına güvenmeyip onun namuslu yaverim dediği lagonun laflaryla hareket ediyor ve sonucun neler olacagini hiç düşünmeden inaniyor yaverine ama sevgi bu değil aşk başta güvenmeyi öğretir bize ders çıkarılmasi gereken bir baş yapıt okunup üzerinde saatlerce belkide günlerce düşünülmesi gereken bir kitap Gözyaşlarıma hakim olamadım bir türlü ve hıçkıra hıçkıra ağladığım bir
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma