İnsanların ağız alışkanlığıyla kullandığı tesadüf kelimesine inanmamak, bilgeligin başladığı nokta.
Alıntı
Enerjiden oluşmuş bir canlı olarak etrafımızdaki her şeyle enerjisel olarak bağlantımız vardır. Ancak burada ince bir nokta vardır. Eğer biz izin vermezsek diğer şeylerle ya da kişilerle enerji alışverişi yapmayız. Bunun anlamı da şudur: Siz istemediğiniz, siz izin vermediğiniz sürece kimse sizin enerji alanınıza girip sizi etkileyemez. Tabi siz farkında olmadan enerji alımını kendiniz açmışsanız bu durum istisnadır.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dünya süprizlerle ve gizlerle doludur. Yakınımızdaki birilerini tanıdığımızı düşünürüz ama zamanla bilmediklerimizin bildiklerimizden çok daha fazla olduğunu görürüz, zamanla daha az tanınır karşıdaki, zamanla daha çok karanlık nokta oluşur.
Dünya süprizlerle ve gizlerle doludur. Yakınımızdaki birilerini tanıdığımızı düşünürüz ama zamanla bilmediklerimizin bildiklerimizden çok daha fazla olduğunu görürüz, zamanla daha az tanınır karşıdaki, zamanla daha çok karanlık nokta oluşur.
Régis Debray ve Derrida
...Derrida dil felsefesinden yazı felsefesine dönerek Heidegger'in projesindeki mevcudiyet metafiziğinin kalıntılarını da su yüzüne çıkarttı; varlık merkezli düşünce idealizmini güçlü göndericinin son metafiziği olarak ortaya koydu ve kuşkusuz sadece bu yolla felsefenin sona erme silsilesine felsefe aracılığıyla nokta koydu. Bu noktadan itibaren, düşünce tarihi metinlerini artık itaat edemeyeceğimiz buyruklar olarak okuruz. Bir vesileyle Derrida, klasiklerin metinlerine ve seslerine karşı temel tutumunun, “sorumluluk ve saymazlığın tuhaf bir karışımıyla belirlendiğini ifade eder; işte Derrida'nın okuma etiğini karakterize eden otorite-sonrası kavrayışın (alırlığın) en mükemmel tanımı.
Sayfa 65·Kitabı okuyor
Mükemmel Bir Anlatım
Bu yargılara alternatif olarak, yüksek statü aracılığıyla tam olarak neye ulaşacağımızı, asıl neyin peşinde olduğumuzu daha kesin terimlerle ifade edecek olursak, siyaset kuramında pek kullanılmayan bir terime başvurabiliriz: sevgi. Yemek ve barınak gibi temel ihtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra, topLumsal hiyerarşide bir yer edinme isteğimiz girer devreye. İşte bu isteği tetikleyen ana itki mal mülk edinmek ya da iktidar sahibi olup sözümüzü geçirmekten çok, sevgiye ulaşmaktır belki de. Ulaşacağımız nihai nokta sevgidir; para, ün ve itibar sevgiye ulaşma yolunda kullandığımız birer simge (ve birer araç) olarak değerlendirilebilir.