Kafandaki dağınıklığı anlatabilmen için bile -eğer psikiyatristin karşısında değilsen-, bozuk değil, düzgün cümleler kullanmalısın. Bozuk cümlelerde dağınıklık dile gelmez.
İçimin içi, içine sığmıyor. Onun içi de öyle. İçimin iç katmanlarına iniyorum, yerkabuğundan magmaya doğru gider gibi. İçimdeki magmaya varamıyacağım. Bir magmam olduğundan da kuşkuluyum. Yalnızca hararetin gitgide arttığını duyumsuyorum. Sonu yok bu yolculuğun. İçim dipsiz kuyu. Herakleitos'a kulak veriyorum: "Kendi kendimi araştırdım." Merak ediyorum: kaç kendisi bulmuş kendinde.
Oysa şimdi sen bu suskunluğu istemiyorsun,öyle diyorsun, çünkü saatin zamanı nasıl da yüzlerce küçük kıymık halinde parçaladığını ve nefes alıp vermenin sessizlikte tıpkı bir hastanın soluğu gibi nasıl da sese dönüştüğünü duymak insana fazlasıyla sıkıntı veriyor, diyorsun.