Nom Perdu

Nom Perdu
@nomperdu
Much wisdom is such grief.
İzmir
Ankara, 8 Şubat
49 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
İnsanlık tarihinin büyük bölümünde, insanlar kendi yaşamlarının savaş veya açlık gibi fela­ketlerle aniden değişeceğini ve hayatta kalmak için doğaçlama ya­şamak zorunda kalacaklarını biliyorlardı. 1940 yılında da, Büyük Bunalım’ın yıkıntılarını yaşamış olan ve bir dünya savaşı ihtimaliy­le yüz yüze bulunan büyüklerimiz kaygı içindeydi. Ancak bugünkü belirsizliğin garip yönü, bunun hiçbir korkunç tarihi felaket olmadan var olmasıdır; belirsizlik güçlü kapitalizmin gündelik işleyişine sinmiştir. İstikrarsızlık normal durumdur.
Sayfa 30 - Ayrıntı Yayınları
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çeyrek yüzyıl önce, geç kapitalizmin nihai bir noktaya vardığını, daha fazla piya­sa serbestisi ve daha az devlet kontrolü olduğu halde yine de “sistem”in insanların gündelik yaşantısına her zaman olduğu gibi, başa­rı ve başarısızlık, egemenlik ve teslimiyet, yabancılaşma ve tüketim boyutlarıyla girdiğini düşünmüştüm. Kültür ve karakter meseleleri bana göre bu bildik kategorilerle açıklanabilirdi. Ama bugün, bu es­ki düşünce alışkanlıkları hiçbir genç insanın deneyimlerini açıkla­maya yetmiyor.
Sayfa 26 - Ayrıntı Yayınları
Bağlılık ve sadakat meselesini ele alalım. “Uzun vade yok”; gü­veni, sadakati ve karşılıklı bağlılığı aşındıran bir ilkedir. Güven, ba­zen, bir iş anlaşmasında ya da oyunu kurallarına göre oynama ko­nusunda başkasına itimat etmede olduğu gibi tamamen formel bir meseledir. Ancak, insanın zorlu bir görev üstlendiğinde kime güve­nebileceğini bilmesi gibi daha yoğun güven deneyimleri, genelde enformel olur. Bu tür sosyal bağlar ancak zamanla gelişir; kurumların çatlak ve boşluklarına köklerini salar.
Sayfa 23 - Ayrıntı Yayınları
Savaş
Çocukken görüşümü biledi kimi gökler; her ıradan izler kaldı yüzümde. Görülmemiş şeyler oldu. Şimdi de, kaçınılmaz değişimi zamanın, sonsuzluğu matematiğin sürgün ediyor beni, acayip bir çocukluğa, akıl almaz şefkatlere katlanıp iyi yurttaş olduğum şu dünyadan. - İster hakka, ister güce, ister mantığa dayansın, hiç hesapta olmayan bir savaş düşlüyorum. Müzikli bir tümce kadar açık bu.
Ormanda bir kuş var, cıvıltısı durdurur sizi, allaştırır yüzünüzü. Bir saat var çalmayan. Bir su birikintisi var beyaz hayvanların yuva yaptığı. İnen bir kilise ve çıkan bir göl var. Küçük bir fayton var ormanda terk edilmiş ya da, kordelalarla süslü, inen doludizgin keçiyolunu. Giysili küçük tiyatrocular var, ormanın kıyısındaki yolda. Ve aç ve susuz olduğunuz an, biri var sizi avlayan.
Şiir