İnsanlar bana boş yere geleceklerdi, çünkü beni bulamayacaklardı. Bende uyandırdıkları küçümseme duygusuyla arkadaşlıklarını tatsız, hatta bir yük gibi görecektim. Yalnızlığımda, onlarla birlikte yaşıyor olmaktan yüz defa daha mutluyum. Toplum içinde yaşamanın zevkini yüreğimden söküp aldılar.
İnsanları kendilerine rağmen sevebilirdim. Benim sevgimden ancak insanlıklarından vazgeçerek kurtulabildiler. Ve işte sonunda, istedikleri gibi, benim için yabancı, meçhul, hiç olup çıktılar.
Tekrar işler bozuluyor; her şeyin altı üstüne geliyor; insanoğlu yeniden çalışıp çabalamaya başlıyordu... Güzel günler bir türlü sürmüyor; hayat değişiyor, her şey durmadan bitip yeniden başlıyordu.