none

none
@none99
Aşağılıyorsun, bizzat kendini aşağılıyorsun ruhum! Kendini onurlandıracağın zaman gelip geçiyor. Çünkü herkesin tek bir yaşam hakkı vardır ve seninki hemen hemen tamamlandı; kendine saygı duyan biri değil, diğer insanların ruhlarında mutluluğunu arayan birisin. Dışarıdan başına gelen herhangi bir olay mı üzüyor seni? İyi bir şey öğrenmek için kendine vakit yarat ve aylak aylak gezinmeye son ver. Diğer bir hataya da dikkat etmelisin artık: Hayatta yıpranmış, dürtüsünün ve düşüncesinin tamamını yönlendirecek bir amaca sahip olmayan kimseler, yaptıkları işlerde ahmakça davranır. Bütünün doğasının ve benim doğamın ne olduğunu, bunun nasıl bir bütünün nasıl bir parçası olduğunu ve senin de bir parçası olduğun doğayla uyum içerisinde olmayı, bir şeyler gerçekleştirmeyi ve söylemeyi sürekli engelleyen birisi olmamayı hiç unutmamak gerekir.
Sayfa 15
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
"Gerçekten, bir şey mi fark ettiniz yüzümde?" dedi Oblomov. "Gözyaşı... Gerçi saklamaya çalıştınız gözyaşınızı ama ben fark ettim. Erkeklere yakışmayan bir şey bu, duygulanmaktan utanmak... Bu da bir çeşit gururdur ama sahtesi... Bazen zekâlarından utansalar daha iyi ederler. Sık sık yanılıyorlar çünkü..."
Oblomov, "Toplumla ilgili görmediğim, bilmediğim bir şey kalmadı!" dedi. "Neden aynı şeyleri yazıp dururlar ki sanki? Kendilerini avutuyorlar işte..."
Sayfa 31
Bir Türk nasıl yer sorar? ‘Pardon bana bankanın yerini gösterir misiniz?’ veya ‘Bankanın yerini biliyor musunuz?’ değil. Abi burda banka varmış, soru işareti. Ne fazla laubali, ne de fazla yalvaran bir tavır. Yani ‘sana kalmadık, ister tarif et ister etme, çok da umrumdaydı, ben de gider manava sorarım, hayret bişey’ mesajı verip yeri tarif edenin havalara girip kendini kahraman sanmasını önleme tavrı.