“ Kitaplar bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım, ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim.”
| Okur, yazar, gezer. TÜRK, TÜRKçü, AtaTÜRKçü.. | biri ..
Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar romanında, kahraman “ kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.” der. Ertelediğimiz şey ne olursa olsun, arkasındaki psikoloji tam da budur.
Sonuncusu bir kaç yıl önceydi. Çok yakın, hayır hayır belki de o andan sonra çok daha yakın olacağım bir arkadaşımın babacığının kaybı ile ölümü yazmıştım. Bugün de bir başka arkadaşımızın erken solan çiçeğini toprağın koynuna bıraktılar. Hani en istenmeyeninden, beklenmeyeninden, aniden .. “Başın sağolsun” diyemedi onlarcası anneciğine, başı sağdı evet ama onu bu dünyadaki son yolculuğuna uğurlayamayacak kadar yaralıydı. “Başın sağolsun” diye öğrendik anamızdan atamızdan ve bu bana hep çok bencil geldi. Çok sevdiğin birini kaybedince o nasıl bir teselli ki, canından canı kopmuş, bütün kemikleri kırıp eline vermişsin gibi paramparça birine, olan oldu “sen sağol” demek. Sonra öğrendim ki aslı “Başın sağalsın” sağalmak; iyileşmek.. Sen sağol demekten de münezzeh; acın hafiflesin, yaran kabuklansın, tez iyileş.. İnsan bazen yok olmak isteyeceği imtihanlarla karşılaşabilir, ayağı yere basmaz, yere göğe sığmaz, kalbi iki avuç arasına alıp bastırılmışcasına sıkışır. İyileşmesi en zorudur. Alemlerin Rabbine; Sen onların kalplerini sağalt.. sen ruhlarını sağalt.. sen akıllarını sağalt..
Ülkemde Müslümanım diye geçinen bir çok insanın münafıklık alameti gösterdiği çok açık, öyle ki bu insanların ahiret inancı olduğunu da düşünmüyorum. Ahirete iman eden insan, mazlum olduğunda Alllahın merhametinden, rahmetinden ümidini kesmediği gibi, bir haksızlık hukuksuzluk yolsuzluk olduğunda da O’nun gazabından korkar. Etrafında olup bitene kayıtsız kalmaz. Çanak tutmaz. Müslümanın yüreğinin kıblesi Allah rızasıdır, makama, mevkiye, güce tapmaz. İslam şekil değil şuur dinidir diyen Necmettin Erbakan hocayı bu vesile ile rahmetle analım ..