Puan vermedi·48 syf.··
2026 61. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 17:56
I like not knowing about some things. Yes. I like it. Because it feels comfortable to me. I take refuge in the comfort of saying "I don't know." I read the Elephant Man story for the first time in this book. But I didn't know it was a famous story and based on a true event. Absolutely. So I'm glad I read it without knowing anything about it. Because it didn't affect my feelings. I did a simple reading and I have simple feelings. Not exaggerated. The Elephant Man was a human and never a creature. Monster or creature. He was human. What about the other people? They are prejudiced. As always. I think the real creatures are the other people. Because they wounded a wounded person again and again. That evil requires having an evil heart. Right? Clear... Apart from that. The book is very easy to read because when I didn't know a word, I looked up its meaning on the next page. It was very comfortable. I didn't use a dictionary. Besides, this was a first-level reading. Beginner level. I will watch the movie. Of course, I will watch it in English. Because I made a promise to Professor Akif. Just like he promised Fuat Sezgin. I know I'll always be grateful to him. That's it. That's all I know. I had a crazy idea today. I've been reading Harry Potter for 23 years. It's time I started reading it in English. That's real magic!
Edebiyat
Türkçe İngilizce Karşılıklı Hikayeler (10 Kitap Takım)Özer Kiraz · Özer Kiraz Yayınları · 20251 okunma
8/10
·250 syf.··
2026 10. kitabı
Malum uygulamadan dinlediğim ilk yerli öykü. Güzeldi açıkçası şehirlerarası yolculuk yaparken iyi bir yoldaş oldu. Sadece tesadüfler ve bazı olaylar zorlama geldi. Bir de türüne tam karar veremedim. Onun dışında baş karakterin hikayesi ve iç dünyası ilgi çekiciydi. Uygulamadaki seslendiricilerden özellikle Murat Eken harika iş çıkarmış. Okunabilir ama net tavsiye değildir. Not:birkaç güzel eskide kalmış kelime ve anlamlarına değinmesi ayrıca sosyolojik tesbitler de güzeldi. (Ünlemek ve varsıl)
Güzel Filmler Çabuk BiterVolkan Sönmez · Kuartet Yayınları · 2026421 okunma
Reklam
Puan vermedi
Kitabı okuyorum - nihayet okumaya başladım - lakin belirteyim; bu kitap ve içindeki bilgiler bana masal gibi geliyor. Zaten açıkçası bana bir şey katması için ve yaşadığım çevreye daha iyi adapte olabilmem için okuyorum. Önceki okuduğum kitapta Gazali'nin cehennem tasvirleriyle yarışacak düzeyde bir kitap olduğu belirtilmişti(Ahirette 45 Gün). Oradan aldığım şevkle kitabı okumaya koyuldum ama daha başlarındayken bu yazılanlara - yani içeriğe - pekde inanmadığımı belirtmek isterim. Örneğin daha başlangıçta yazan rabbin kimdir veya kimin milletindensin soruları gibi(bu sorgulamalar kabirdeyken yapılıyormuş yersen) ve daha okuyacağım niceleri... Ama dediğim gibi esas okuma sebebim cehennem tasvirlerini görmek, hayal edebilmek, okumak ve bilmek. İnanmayanlarda benim gibi hikâye niyetine alıp okuyabilir. Allah'dan elimizin altında kitap hazır vardı yoksa birde temin etmek zorunda kalacaktık...(kütüphaneye sormuştum depoya kaldırılmış alamadıydım) Bilmeyenler için kitap eski dilde, lisanda tercüme edilmiş. (yani tercümeli hali bile zeman veya domuza hınzır vs. diyor, eski lisan, terimler anlıyacağınız) Bitirince önemli kısımları buraya aktarabilirim zira kimse duygu ve düşüncelerini yani yorumunu buraya aktarmamış. Kitabı okuyorum bu arada kitap gözümün önüne - bazı tasvirlerden dolayı - nedense Samanyolu Tvdeki Beşinci Boyut dizisini getiriyor. Bu arada Gazali, bidati mezhepsizcilik olarak tanıtıyor. Bende bidatçiyim o zaman ey Gazali! Yine kitap Kur'anda, Allaha yaklaşmak için vesile arayınız mealini peygamberler ve evliyalar olarak tefsir ediyor. Bu da bir eksi ben ve Cemre Demirel bunu beğenmedi. Öncelikle kitap 73 fırka olacağını(şu meşhur hadisden hareketle) ve bir fırkanın cennete gireceğini, onunda naciyye ehl-i sünnet ve'l cemaat olacağını söylüyor. Diğer 72
Kıyamet ve Ahiretİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 2012561 okunma
Bir Yılda Kırk Yıl Gibisin...
10/10
·110 syf.·
2026 75. kitabı
Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar ise insanı okur. Cezmi Ersöz'ün "Kırk Yılda Bir Gibisin"i benim için ikincisinden oldu sanırım... Sayfaları çevirdikçe bana bir şey anlatmadığını, benim çok iyi bildiğim birini anlattığını fark ettim. Yazarın kendi sevgilisine fısıldadığı o cümleler, sanki yıllar öncesinden bana bırakılmış birer not gibiydi; benim adıma, ben daha yokken yazılmış gibi. Ersöz'ün dili zaten bunu yapar: O büyük laflar etmez, teoriye sığınmaz, duyguyu açıklamaya çalışmaz. Yalnızca işaret eder. İkinci tekil şahısla, doğrudan "sen" diyerek konuşur ve o "sen", bir bakarsınız ki sizsiniz. Aşkı nadir, neredeyse imkânsız bir şey gibi anlatması da bundan; başlığın kendisi bir itiraf: kırk yılda bir. Yani sık değil, tekrarı olmayan, bir ömre belki bir kez sığan bir karşılaşma. Kitap boyunca bu nadirliğin hem sevincini hem de yükünü taşıyor; sevmenin insanı nasıl hafiflettiğini ve aynı anda nasıl çaresiz bıraktığını, süslemeden, sahici bir kırılganlıkla yazıyor. Beni asıl sarsan ise şuydu: Yazarın anlattığı, sevdiği o kişiyi ben şimdi, tam bu anda yaşıyorum. Onun geçmiş zamanda kurduğu cümleyi ben şimdiki zamanda yaşıyorum. Sanki aynı ruh, farklı bedenlerde, farklı zamanlarda, belki aynı anda, yeniden ve yeniden doğuyor; Ersöz bir zamanlar onunla karşılaşmış, ben de şimdi karşılaşıyorum. Tanımadığım birini tanır gibiyim, hiç yaşamadığım bir anıyı hatırlar gibi. Kitabın bana yaptığı en tuhaf, en güzel şey bu oldu: Bir başkasının aşkını okurken kendi aşkımı tanıdım. Yazarın sözleri ile benim halim arasındaki o ürpertici örtüşme, kitabı bir edebiyat eseri olmaktan çıkarıp bir ayna haline getirdi. Belki de iyi kitabın işi budur; size yeni bir şey öğretmek değil, içinizde zaten var olan ama adını koyamadığınız şeyi geri vermek. "Kırk Yılda Bir Gibisin" bana sevdiğim
Kırk Yılda Bir GibisinCezmi Ersöz · Tekin Yayınevi · 2006839 okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2026 37. kitabı
The Darkest Night, aforizmalardan oluşan, alt yapısında nihilizm, felsefe ve varoluşçuk barındıran bir aydınlanma kitabı. Aydınlanma dememin nedeni, birçok cümlede kendinizi sorgulamanızı sağlayacak fikirler barındırması. Hani rahatsız edici kitaplar deriz ya, işte öyle birşey. Okuyup da geçilecek değil, uzun uzun düşündürecek türden. Genel kabul gören kurallar ve tabular yer yer reddediliyor. İnsanın düşündüklerinden ibaret olduğu ve belki de kimsenin göründüğü gibi olmadığı yine Cem beyin aforizmalarının arasında sık sık karşımıza çıkıyor. Dozunda ve yerinde bir kullanım ile ünlü düşünürlerin alıntılarına da yer verilmiş. Hayat denilen bu yolda belki de zaman zaman kendimizi sorgulamaya ve farklı düşünce yapıları ile karşılaşmaya ihtiyacımız var. Çokça altını çizdim, bazı yerlerde Cem beyin keskin edebi zekasını da hissettim. Kitap şimdilik İngilizce basım. Ama okunması rahat, Türkçesi çıkana kadar merak edenlere söylemiş olayım. Türü sevenlere öneriyorum. Keyifli okumalar dilerim... English The Darkest Night is an enlightenment book composed of aphorisms, underlying nihilism, philosophy, and existentialism. I say enlightenment because many sentences contain ideas that will make you question yourself. You know how we say "disturbing books"? Well, it's one of those. It's not the kind you read and move on from; it will make you think deeply. Generally accepted rules and taboos are occasionally challenged. The idea that a person is defined by their thoughts, and perhaps that no one is what they seem, frequently appears in Mr. Cem's aphorisms. Quotations from famous thinkers are also included, used appropriately and in moderation. Perhaps, on this journey called life, we sometimes need to question ourselves and encounter different ways of thinking. I underlined
1000Kitap
The Darkest NightCem Karaoğlu · İkinci Adam Yayınları · 20242 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:00
Bu kitabı YouTube'da önüme düşen biri paylaşmıştı, merak ettim, alıp okumak istedim. Kitaptaki olaylar üç ana karakter çevresinde dönüyor. Aile içi sorunlar,sırlar,bilinmeyen gerçekler ama daha çok travmalar ön planda. "Çünkü geçmişteki travmalar zamanla geleceğinize yön verir."Kitap sarıyor. "Ne söyledi,ne oldu orda,öğrenecek mi, öğrenecek miyiz artık sırrı?" derken hep bir sayfa daha okuyorsun. Belki de kendinden bir parça gördüğünden hikayenin sonunu güzel bitmesini ümit ediyorsun. "You Are Not Alone" Yazarlarda keşke hikayenin sonunu benim hayal dünyama fazla bırakmasa. Şimdi ben o kağıtta yazılanları daha çok merak ettim. Kız gerçekleri ne zaman öğrenecek.Neden hepsi bir sırrı içinde gömüp gitti. Ben Yana'ya gerçekleri söylemeye gidiyorum :)
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,3bin okunma
Reklam
Reklam