Puan vermedi·430 syf.··
2026 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:24
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Bu kadar etkileyici, güçlü bir kalemi olduğunu bilmiyordum. Duyguyu okuyucuya geçirmekte başarılı bir yazar. Cesaret edebilirsem Uçurtma Avcısı’nı da okumak istiyorum. Bin Muhteşem Güneş… Okurken birçok duyguyu bir arada hissettim. Öfke, nefret, sevgi, dostluk, aşk… en çok öfke hissettim. Savaşın acı yüzüne, kadınların esaretine, çektikleri acılara, erkek egemenliğine… bütün bunların yanında Leyla ve Meryem’in dostluğuyla içim ısındı. Çektikleri zorluklara birlikte göğüs germeye çalışmaları çok güzeldi. Favori karakterim Meryem. Ona sıkı sıkı sarılmak istedim okurken. Her şeyiyle mükemmel bir kitaptı. Kesinlikle okumaya değer. Küçük bir not : kitabı doğru zamanda okuyun. Benim gibi fazla duygusal olduğunuz bir dönemde okumayın aksi takdirde her cümleye ağlayacaksınız :(
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,5bin okunma
Ön yargısız okuyun
10/10
·176 syf.··
2026 28. kitabı
Serdar Nurmedovla ilk kez bu kitapla tanıştım. Kendisine gerçekten bu kitabı yazdığı için çok teşekkür ederim; bir fenerin bir yolu aydınlatmasını anlatmakla kalmayıp o fenerin kullanım talimatıyla bizlere nasıl kullanılacağını da öğrettiği için. Kitaba bir tık ön yargı ile başladığımı itiraf ediyorum çünkü kişisel gelişim ve psikoloji kitapları okumak pek tarzım değil. Ama sağ olsun DEHB'li arkadaşları çok iyi tanıyor o yüzden anlatacağı şeyleri de espirili ve akılda kalıcı şekilde yazmış. Çok yer not aldım ve hayatımda yeni yeni uygulamaya başlıyorum. Umarım bu yolda herkes başarılı olur ve bu kitabı okur. Sonunda DEHB'li yakın çevreden bir aile ferdinin ya da partneriniz varsa onun da neler yapabileceği yazıyor. Süpersiniz; tabi ki 10/10.
1000Kitap
Başlamak Zor, Bitirmek Daha ZorSerdar Nurmedov · Timaş Yayınları · 20261 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 21:38
Eyyüp Altun’un okuduğum ilk romanıydı.Yazarın kalemi oldukça güçlü.Kısa süre içerisinde okuyucuya birbirinden farklı duygular yaşatabilen nadir eserlerden biri olduğunu söyleyebilirim.Yer yer üslubunu Peyami Safa’nın kalemine benzettim. Dikkat: Bu kısımdan sonrası spoiler içermektedir. Kitap, 1930 yılında yaşanan Zilan Katliamı’nı, olaylara bizzat tanıklık etmiş bir kişinin ağzından anlatıyor.Kısaca bahsetmek gerekirse eser, aynı zamanda Van’ın Erciş ilçesine gelen veteriner hekim ve gazeteci Bahadır’ın hikâyesini de konu ediniyor. Bahadır, görevi gereği Zilan Deresi’nden geçerken kendisine eşlik eden arkadaşı sayesinde burada bir katliam yaşandığını öğrenir.Duydukları karşısında büyük bir şaşkınlık yaşayan ve ilk başta anlatılanlara inanmakta zorlanan Bahadır, olayın aslını araştırmaya karar verir. Arkadaşı, amcasının bu hadiseleri bizzat yaşadığını söyleyince Bahadır, onunla tanışmak ister.Böylece kendisini bambaşka bir hayatın içinde bulur. Hikâyenin merkezinde Farız Dede vardır. Yaşadıklarını pek dile getirmeyen, ancak hatıralarını günlük şeklinde defterine kaydetmeyi ihmal etmeyen bu yaşlı adam için yıllar sonra Bahadır’a yeniden konuşmak da pek kolay olmayacaktır. Kitabın ayrıntılarına fazla girmek istemiyorum. Küçük bir not düşerek, eseri saygıdeğer okurlarla baş başa bırakmak istiyorum. Roman boyunca aşk, ihanet, dostluk ve ölüm gibi temalar sıkça karşımıza çıkıyor.Bu nedenle okuyucu, sayfalar arasında ilerlerken kısa süre içinde birçok farklı duyguyu bir arada yaşayabiliyor. Beni kitaba en çok bağlayan nokta ise yazarın, Türk-Kürt ayrımı yapmadan olayları olduğu gibi aktarması oldu.Böylesine güçlü bir kalemle geç tanışmış olmanın hüznünü yaşarken, herkese keyifli okumalar diliyorum.
KilimEyyüp Altun · Boyalıkuş · 201916 okunma
Puan vermedi·383 syf.··
2026 294. kitabı
Gülseren Budayıcıoğlu, Madalyonun İçi (Bir Psikiyatristin Not Defterinden) adlı bu popüler psikolojik yapıtında, uzun yıllar boyunca seans odasında ağırladığı, toplumun her kesiminden farklı insanların gerçek yaşam hikayelerini ve ruhsal dünyalarını konu alır. Yazar; dışarıdan mükemmel görünen hayatların arkasındaki gizli acıları, bastırılmış duyguları ve çocukluk travmalarını bir psikiyatristin gözünden aktarırken, insan psikolojisinin bilinmeyen derinliklerini sürükleyici ve empati uyandıran bir dille işler.
Madalyonun İçiGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202021,5bin okunma
Demir Ökçe — Jack London kitap yorumu/incelemesi
Puan vermedi·336 syf.··
2026 15. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 18:48
Demir Ökçe — Jack London kitap yorumu/incelemesi Çoğu zaman distopya olarak anılıyor. Ama okurken bunun sadece gelecek kurgusu olmadığını anlıyorsunuz. 1908'de yazılmış. Yüz yıldan fazla önce. Ve insan doğası, sınıf çatışması, iktidar hakkında şaşırtıcı derecede güncel. "Üzerine giydiğin beyaz gömlek kanlı ve sen bunun farkında değilsin." Romanda fabrikada kolunu kaybeden bir işçi sahnesi var. Çalışma saatleri o kadar yoğun, işçiler o kadar yorgun ki — makine zilini beklerken dikkat dağılıyor. London işçi sınıfının gerçekliğini tüm çıplaklığıyla seriyor, dramatize etmeden. Hadi kitaba geçelim: Jack London'ın döneminin Amerika'sına, sınıf mücadelelerine ve sosyalist dünya görüşüne dair güçlü bir yorum. Dili akıcı ve anlaşılır, olay örgüsü sürekli hareket halinde — kendini okutuyor. Ama yalnızca olay odaklı da değil; arka planda sürekli işleyen felsefi ve politik tartışmalar var. Kitabın merkezinde Ernest ve Avis çifti var. Ernest sosyalist bir düşünür, ağzından kapitalist sistemin vahşeti ve işçilerin köleleşmesi anlatılıyor. Avis ise sıradan bir aristokrat kızı — Ernest'le tanışınca hayatı tamamen değişiyor. Onun gözünden biz de sistemi görmeye zorlanıyoruz. Bu kitabı özel yapan şey 1908'de yazılmış olmasına rağmen bugün hâlâ bu kadar tartışılıyor olması. George Orwell'in 1984'ünün temelinin burada atıldığını söyleyen eleştirmenler var. Okurken önce öfke, sonra çaresizlik, sonra acı bir gerçekleşme hissediyorsunuz. Tek sorunum son bölüm: tamamlanmamışlık hissi bırakıyor. "Birkaç sayfa daha olsaydı" diye düşünüyorsunuz. Bilinçli bir tercih olsa da okuma deneyiminde belirgin bir boşluk yaratıyor. Bir de yoğun dipnotlar var — bazen dünyayı daha inandırıcı kılıyor, bazen anlatının akışını kesiyor. Jack London'ın ideolojisine katılmasanız bile kurduğu dünyanın
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Bu invelemeyi kendime not düşmek için yazıyorum sadece. Müthiş bir kitap çünkü. 3 güzel yürekli çocuğun babasının başına kötü bir olay gelmesiyle demiryolu yakınında bir eve taşınmasıyla başlıyor macera. Güzel bir büyüme yolculuğuna şahit oluyoruz. Tren rayları etrafında sürükleyici bir hikaye. Bir sürü olay geliyor başlarına; iyi, kötü, heyecanlı. Bir çocuk kitabı mıdır bilmiyorum ama nedense küçükken okuduğum Kahraman Fenerciler'i getirdi aklıma. Bizim Türk Edebiyatı'nda var mı acaba böyle hikayeler? Velhasıl iyi kitap, güzel kitap
Demiryolu ÇocuklarıEdith Nesbit · Kırmızı Kedi Yayınları · 20202,638 okunma