omer gencyigit

omer gencyigit
@notanymoreloves
kitapsec.com Popüler kitaplarda %25 ile %50 indirim yapıyorlar. Fırsat ürünlerinde daha çok indirim yaptıkları da oluyor. Takip etmenizi öneririm.
Electrical-Electronics Engineering
okuyor
kayseri
antalya
85 okur puanı
Ekim 2015 tarihinde katıldı
6/10
·432 syf.··
2020 50. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2020 23:09
Alışkanlıklar arzular doğurur. İnsanlarda arzu uyandırmanın yolunu bulmak, yeni bir alışkanlık yaratmayı kolaylaştırır. Kitaba olan puanım 6 yıldız. (Bunun sebebi ve puanlama tablom en altta verilecektir.) SPOİLER İÇEREBİLİR Bu sefer bir soru ile başlıyorum. Bir insan hafızasının belli bir kısmını kaybetse yada daima olarak unutmaya başlasa yaptığı alışkanlıkları da unutabilir miydi? Sigara kullanan bir insan bir anda hafızasının tamamını kaybetse o sigarayı yakar mıydı? Yakmış olsaydı ne hissederdi? Kitaptan da bir soru sorayım; evinin odalarını kuş bakışı tarif edemeyecek bir adam, banyoya giderken hiç karıştırmadan gidebilir mi? Bu sorum aslında birinci bölümünde konusunu içermekte. Bilim insanımız hafızasını yitiren bir adamın alışkanlıkları inceliyor. Bu incelmeler sonucunda alışkanlıklar halinde genel bir kaç yargıya varıyor. Birinci bölüme genel anlamda katılıyorum ve kendi hayatımda bunları düşünüp uyarladığım zaman kitabın doğruluğu kanıtlanabiliyor oluyor. Alışkanlıklarımıza dikkat edelim çünkü kaderimiz oluyor. Devamında ise bunu avantaja çevirebilen bir takım insanları inceliyoruz. Bu insanlar alışkanlık stratejisi üzerine bir takım işler yapıyor. İkinci bölümde aslında enteresan olan bir başka detay ise sıfırdan bir alışkanlık edinmenin yollarını gösteriyor olması. İkinci bölümden yola çıkarak faydalı bir alışkanlık kazanıp bunları daim etmek, yapabileceğim çok faydalı bir hareket olur. Ekstradan bir şeyden daha bahsetmek istiyorum. Kitapta iddia edilen ve bir çok örnekle açıklanmış bir düşünce söz konusu. Bu düşünce eğer bir şeyi değiştirmek istiyorsan, küçük bir şeyi değiştir, gerisi gelecektir. En çarpıcı örnek ise O'Neill örneği. Yeterince uzun yazmış olmama rağmen yine kitaptan dikkatimi çeken birşeyden daha bahsedeyim. Aynı şartlar altında
Alışkanlıkların GücüCharles Duhigg · Boyner Holding Yayınları · 20182,564 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·318 syf.··
2020 49. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2020 22:46
Aşk kaybettiğimiz yarıyı özleyişimizdi işte. Kitaba olan puanım 7 yıldız. (Bunun sebebi ve puanlama tablom en altta verilecektir.) SPOİLER İÇEREBİLİR Bölüm bölüm incelediğim bu kitaba bir de kısaca küçük bir inceleme daha yapmak istedim. Kitap genel anlamda bir deneme kitabı. Bu denemeyi destekleyen bir olaylar örgüsü ile karakterlerimizi tanıyıp bir hikayeye atlıyoruz. Kitabı elime ilk aldığımda beklediğim fantastik aşk hikayeleri beklerken bunların hiç birisini bulamadım. Aslında bu kötü bir şey değil. Toz pembe masallar yerine daha çok dünyayı konu alıp daha gerçekçi hayatları görüyoruz. Birde bunun yanı sıra bir savaş söz konusu arka planda. Tomas'ın karakteri de göz önünde bulundurduğumuz da siyasi olaylara da girmeden duramıyoruz. Bölüm 1 Tomas'ın gözünden bakıyoruz bu bölüme. Genel anlamda iki ve daha fazla kadının arasında kalan karakterimiz, kendi içindeki çelişkileriyle ne yapacağını dahi bilmeden kurmuş olduğu düzeni yıkıyor. Yıkmasının ne kadar doğru olup olmadığını Tomas'ın olaylara yaklaşımıyla birlikte görüyoruz. Bunun yanı sıra, bu psikolojiyi yaşayan insanların genel özelliklerini de taşıyor karakterimiz. Dönem dönem Tereza'ya dönüyoruz. Tereza yaşadığı durumları ve savaşları da bir kadının gözünden anlatıyor. Ayrıca birde çaresizlik söz konusu. Genel anlamda birinci bölüm ikisinin tanışmasını ve hayatlarının şekillenmesini konu alıyor. Birde eklemeden geçemeyeceğim bir savaş söz konusu. Diğer içinde savaş bulunan kitaplara göre savaşın atmosferi çok fazla yansıtılamamış da olsa yine de savaşın da izlerini görmek mümkün. Bölüm 2 Tereza'nın gözünden baktığımız bir bölüm bu. Tereza'nın doğumundan başlıyor ve onun o zamandan itibaren yaşadığı şeyleri görüyoruz. Dönem dönem üzülmek mümkün fakat çokta etkilenmek söz konusu değil. Ayrıca bir kaç
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · İletişim Yayınları · 201413,2bin okunma
9/10
·192 syf.··
2020 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2020 23:35
·
Bir şeyi gerçekten istediğin zaman, arzunu gerçekleştirmeni sağlamak için bütün evren işbirliği yapar. Kitaba olan puanım 9 yıldız. (Bunun sebebi ve puanlama tablom en altta verilecektir.) SPOİLER İÇEREBİLİR Kitap, popülerliğinin hakkını gerçekten veriyor. Ne zaman başladığınızı, ne zaman bitirdiğinizi bile anlayamıyorsunuz. Hikayesi her daim kendisini merak ettirmeyi başardığı gibi sürükleyiciliğini de elden bırakmıyor. Yeri gelince de bizi üzmeyi ustaca başarıyor. Kitap 2 bölümden oluşuyor. Bölüm 1'de ana karakterimiz hedefi uğrunda ilerlemeye çalışıyor. Bu ilerleyişi sırasında başına gelen iyi şeyleri görüyoruz. Bunun yanı sıra başına gelen kötü şeyler de mevcut. İyilikler ve kötülükler arasında ana karakterimizin nasıl umutlandığını ve yola nasıl devam ettiğini görüyoruz. Bu bölümde özellikle kralla konuşma yerlerini ekstra bir dikkatle okumanızı tavsiye ederim. Bölüm 2'de ise ana hikayemizi görüyoruz. Ana karakter hayatını yoluna koyup tekrardan yola çıkmaya çalışıyor. Bu bölümde yazarımız kurmuş olduğu hayattan ve aşık olduğu kadından kopmayı istemiyor ama diğer tarafta ise kişisel menkıbesi mevcut. Bu ikileme sürüp giderken çeşitli karakterle tanışıyor. Ve amansız bir savaşın ortasında buluyor kendisini. Savaş ile ilgili bölümlerde savaşa dahil olmayan savaşçıların yaşadıkları korku endişe gibi duyguları ve zorlukları da görmemiz mümkün. Ve ana karakterimiz simyacı ile tanışıyor. Simyacı ile tanıştıktan sonra tekrardan kitabımız öğretici bir hal alıyor. Simyacı ile ana karakterimiz yola koyuluyor. Başlarına çok fazla tuhaf olay gelmese de, Simyacı başlarına gelen küçük bir olayı bile ondan çıkarılması gereken dersler ile anlatmasını sürdürüyor. Simyacının söyledikleri ise evrensel şeyler. Bu bölümde geçenleri de dikkatlice okumanızı tavsiye
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,6bin okunma
7/10
·336 syf.··
2020 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2020 00:15
İnsanoğlu aslında korktuğu yaratığın ta kendisidir. Kitaba olan puanım 7 yıldız. (Bunun sebebi ve puanlama tablom en altta verilecektir.) SPOİLER İÇEREBİLİR Bana bu kitapları tavsiye eden arkadaşlarıma şükranlarımı sunmak istiyorum. Her okuduğum kitap mı güzel olur. Bu da bir harikaydı. Sayfa sayısını aldırmadan bir günde bile okunabilecek kadar sürükleyici bir hikayesi var. Stephen King'den sonra okuduğum en gerilimli korku hikayesine sahip bir romandı diyebilirim. Bird Box filmi de bu kitaptan esinlenerek yapılmış. Tabiki romanla aynı olması beklenemez. Kitap iki zamanda geçerek başlıyor. Birinci zaman anakarakterin içinde bulunmuş olduğu zaman diğeri ise geçmiş zaman. Yazar hem konuyu canlı tutarken hemde ana mevzunun nasıl geliştiğini bize ustalıkla aktarabiliyor. Konuyu anlatırken bizim etik ilkelerimizi de düşündürmeye iteliyor. Örneğin hırsızlık yapmak kötüdür fakat bu dönemde yapılan hırsızlık, hırsızlık sayılmayacağı için serbesttir ve hayatın devam edebilmesi adına gereklidir. Ayrıca düşünmeden de geçemiyor insan, aynı şartlarda ben olsaydım ne yapardım. Eğer dışarı bakmak ölüm ile sonuçlansaydı; kendi gözlerimi güvende kalabilmek için oyar mıydım? Peki ya çocuklarımın gözlerini tinerle kör edebilir miydim? Bunları düşünmek bile bir canilik sayılabilecekken kitabın atmosferi bunları mümkün bile kılabilecek seviyede. Kitabın son kısmın da ise insanların yaşamak için neler yaptıklarını görmekteyiz. Bu da bize ayrıca durumun ne kadar kötü ve korkutucu olduğunu gösteriyor. Aklımda kalan bir soru ise bunu bebekler görmüş olsaydı ne olurdu? Bir bebek tüm bu olanlara alışıp böyle bir dünyaya adapte olabilir miydi? Keşke bu sorunun cevabına yakın bir cevap görebilseydik. Kitabın en beğendiğim özelliği, sürükleyicilik konusunda mükemmel derecede iyi
KafesJosh Malerman · İthaki Yayınları · 201814,7bin okunma
9/10
·140 syf.··
2020 46. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2020 23:35
Ben hasta bir adamım... Kitaba olan puanım 9 yıldız. (Bunun sebebi ve puanlama tablom en altta verilecektir.) SPOİLER İÇEREBİLİR Son dönemde okumuş olduğum en iyi kitap. Bir Oğuz Atay hayranı olarak bu kitabın içinde hem Tutunamayanlar'ı hem de Tehlikeli Oyunlar'ı görmek mümkün. Bu özelliğiyle birlikte benim favori kitaplarımdan birisi olmuş durumda. Dostoyevski, tutunamayan bir insanın kendi içerisinde varoluş problemleriyle dolu ağır bir bunalımda olan ve sürekli olarak kafasında küçük oyunlar oynayan bir adamın hikayesini konu almış. Ve şunu da söylemeden geçemiyorum, insanlara ayak uyduramayan insanlar için bir başyapıt... Kitap iki ana bölümden oluşmakta. Birinci bölüm "Yeraltı". Yeraltı, kendisini insanlardan tamamen soyutlamış bir adamın insanlık üzerine konuşmalarını konu alıyor. Çarpıcı açıklamaları mevcut olan bu bölümde, yazar adeta insanlığa kafa tutuyor. Beyin yakacak nitelikle olduğu sorularla ve tespitlerle de insanın psikolojisini ele alıyor. Bu bölümde ağır hezeyanları görmemiz mümkün. Ama eğer kitabı okursanız bu hezeyanları yadırgamıyorsunuz. Tam tersine yazara hak veriyorsunuz. İkinci bölüm ise "Notlar". Notlar, yazarın bu duruma nasıl geldiğini anlatıyor. Ama Notlar'ın sonunda söylediği gibi, bu kadar yeter diyor ve hepsini anlatmıyor. Bu bölümde de hezeyanlar içerisinde ki bu adamın monolog tarzda konuşmalarını görüyoruz. Aslında insanların ona düşman olmadıklarını bir çoğunun onu görmediklerini bile şahit oluyoruz. Fakat yazarımız aslında onlarla değil de kendisiyle amansız bir savaşa dahil oluyor. Genel anlamda ağır yalnızlık sonucu ana karakterimizin yeraltına girmesi ve dışarı çıksa dahi dış yaşama uyum sağlayamamasını konu alıyor. Dışarıda ki yaşamı beğenmiyor ve onları kendisinden küçük olarak görüyor. Yazarımız gördüklerine göre değil
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,5bin okunma