Dilara

Dilara
2845 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Benlik ancak gerçek kişiler ve şeylerle ilişki içinde "gerçek" olabilir. Ama herhangi bir ilişki içinde yutulacağından, tüketileceğinden korkar. "Ben" sadece fantezi nesneleri karşısında harekete geçerken dünyayla ilgili işleri sahte-benlik çekip çevirirse, deneyim öğelerinde çok esaslı fenomenolojik değişiklikler olur.
Sayfa 179·Kitabı okuyor
Reklam
Tamamen başkalarından ayrılmış, hatta kendi varlığının büyük bir kısmından bile çözülmüş bir insan olmaya çalışan birinin sonsuza kadar aklı başında bir yaşam sürdürmesi mümkün değildir.
Algılanma gereği, elbette salt görsel bir olay değildir. Mevcudiyetinin öteki tarafından kabul edilmesi veya onaylanması genel gereksinimine; tüm varoluşunun tanınması gereksinimine; aslında sevilme gereksinimine kadar uzanır.
Annesi odadan çıkıp gözden kaybolduğunda ağlayan çocuk kendi varlığının gözden kaybolmasının tehdidi altındadır (...) Yalnızca annesinin mevcudiyetinde tam olarak yaşama, devinme ve varlığına sahip olma yeteneğine sahiptir. Neden çocuklar geceleri ışığın açık olmasını ve çoğunlukla anne babalarının uyuyana kadar yanlarında kalmalarını isterler? Bu ihtiyaçların bir yanında çocuğun kendisini görmediğinde ya da başkaları tarafından görüldüğünü hissetmediğinde ya da başkalarını işittiğini ve onlar tarafından işitildiğini hissetmediğinde yaşadığı korku yer alır. Uyumak, fenomenolojik açıdan dünyanın farkındalığının olduğu kadar bireyin kendi varlığının farkındalığının da kaybedilmesine eşittir. Bu kendi başına korkutucu olabilir, bu yüzden çocuk, uykuya dalma sürecinde kendi varlığına ilişkin farkındalığını kaybederken, bir başka kişi tarafından görüldüğünü veya işitildiğini hissetmeye gerek duyar, Uyurken kişinin varlığını aydınlatan "içsel" ışık söner. Işığın açık bırakılması sadece uyanırsa karanlıkta dehşet verici şeylerle karşılaşmayacağı güvencesini sağlamaz, ama aynı zamanda uyuduğu sürece iyi varlıklar tarafından (anne baba, iyi periler, melekler) gözetildiği şeklinde büyüsel bir teminat da sağlar. Karanlık içinde kötü şeylerin olabilmesinden belki de daha kötüsü, karanlıkta hiç ve hiç kimse olmanın verdiği dehşettir. Bu yüzden kendisinin bilincinde olmama, var- olmamayla eşitlenebilir.
Syf: 149-150·Kitabı okuyor
Ama bazen en büyük güven, zaman içinde kendisinin farkında olmak üzerine yerleştirilebilir.
Reklam