Hayatında; bir dev içinde vaka başlar biterse, bu nevi bir başlayış fark etti. Seviyordu. Bu sevgi alı aylık bir yığın hatıradan sonra uçap gidiyordu, iki saatlik, bazen iki senelik bir hatıradan,
"Aydınlık gülüşlerle dört yanın
-Bir vapur uzaklara gidiyordu-
Mavi gözlü çocukların hiçbiri
Benim değil
Küçük sofada ayak sesleri
Düşlerime giren
Ocakta tanıdığım odunların yandığı ev
Benim değil
Yumulmuş koltuğun rahatlığına
Belki dalgın ve istekli kitap okuyorsun
Seni düşündüren kitapların hiçbiri
Benim değil"
Yollar geçerdi içimden insan sevdikçe
Asırlık yorgunluğunda ninniler
Dünya nimetinden kırıntılar
Asmalarda mor rüyalar ve ağzımda zaman
Yol uyanık yıldızlar uzaktı seni bildikçe
Bir sancıdır yol kaybı ve taşın konuşması
Bir yola kırık kalple gidersin içinde çürüyelim diye
Gölgesi içindedir herkesin bu bir bilmece
İnsanın hınçla düşürdüğü şeylerle insan düşüyor işte
(...)
Bu şehir yer tutmazken bende yeterince
Bir dağ daha taşırım ben böyle sana gelince
77'
Ve artık anlatmak için yeryüzünün tuğlalarını
seni anlatıyorum
abanmak geçiyor içimden gövdenin küllerine
sana çatlarcasına inanıyorum
çünkü kopartarak geliyorsun göğün zağarlarını
canevinde tortop umudu aydınlığın.
Yüzümü kınından çıkaran sensin
pencereyi getiren aklıma
sanki güzmüş
sevecenliğe sarınmak istiyormuş gibi sanki canım
yüzümü sensin biriktiren kitaplara.
Erbainİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 201211,6bin okunma