Günler kemiriyor günleri
Bir kelebek de gün sayar belli ki
Havada yeni kömür kokusu ve benden ince çelişki
İçim ısınıyor seni düşündükçe, terliyorum
(...)
Aşka hazır kuvvetimle alarmdayım
Kader ağlarını örüyor
İki yaz bir güz Örümceğim benim
İyilik Eczanesi nöbet geçiriyor
Sana açık davranıyorum, soyunuyorum
Yokluğunu çekiyorum yavaşça koynuma
Şimdi biraz yalnızım, az pilava benziyorum
Beni tanısaydın devlet olabilirdim
Aşk gezimi tamamladım, gez göz arpacık
Kendime sert muhalefet yapıyorum
Karıncalar duaya duruyor
Yatak bütünlüğümü koruyamıyorum
Gittiğin yol virajlı olmalı ve gökyüzünü tırmalamalı
Kendine iyi bakmalısın aynada
Ağzın doluyken öpüşmemelisin bir başkasıyla
Ormanla, kırla, kuru yaprakların hışırtısıyla
Gidiyorum işte birazdan, gölgemi getir
Bana gölde unutulan bir gemi getir
İçinden uykusuzluk geçen bir gece getir
Ayrılıklar kalbe sevmeyi öğretir
(...)
Doluyorum artık bir bardaktan bir başkasına
Serseri bir bulut kadar efendi kılığında
Dudaktan kalbe dökülen gözyaşı kıvamında
Vedalar düşlere dalmayı öğretir
Gidişimi getir, ağır aksak, yel yepelek gidişimi
"Gi"yi sana bırakıyorum, ..diyorum işte birazdan
Şimdi zehrolmuş şarabım, harâbım
Zindanındayım kalbinin, bitâbım
Ümitsiz aşkların inkârındayım
Niye bir cânânın el aynasında kaldım
Yanıp sönen ambulansım, kurbanın oldum
Yaşanan her anda eşkalini aradım, boğuldum
Delidir gönlüm, gülmez şirin kaderim
Çünkü bir hasretin intizarında kaldım