The New York Times gazetesinin Modern Aşk adlı bir köşesi var ve içerisinde Küçük Aşk Hikayeleri adı altında yayımlanan ve okurlar tarafından gönderilen kısa yazılardan oluşan bir seri var. Yazılardan biri dikkatimi çektiği için paylaşmak istedim. Başlığı: A BOOKMARK NEAR THE END (“Sona Yakın Bir Ayraç” gibi bir anlama geliyor.) Hikayenin çevirisini ise şu şekilde yaptım: “O, tarihi sever. John Quincy Adams hakkında bir biyografi yazmak istiyordu. Ben ise, utanç verici bir şekilde, John Quincy Adams hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyordum, bu yüzden internete girip onun hakkında bulabildiğim bütün biyografileri satın aldım. Bir gün beni aradı ve (bu ilişkiyi) uzun vadede yürütemeyeceğimizi söyledi. Beni sevdiğini fakat ilgi alanlarımızın farklı olduğunu söyledi. “Senin için aşk ne demek?” diye sordum. “Bu imkansız bir soru,” diye yanıtladı. Ben ise aşkı oldukça basit buluyorum. Aşk, komodinimin üzerindeki, sonuna yakın bir yere ayraç yerleştirilmiş olan biyografi yığınıdır.” (He loves history. He wanted to write a biography of John Quincy Adams. I, shamefully, knew almost nothing about John Quincy Adams, so I went online and bought every biography of him I could find. One day, he called me, claiming that we wouldn’t work out long term. He said he loved me but that we had different interests. “What does love mean to you?” I said. “That’s an impossible question,” he replied. I, however, find love to be quite simple. Love is the stack of biographies on my nightstand with a bookmark near the end.) Bakmak isteyenler için yazarın adı Julia Nicole Camp.
Edebiyat
youtu.be/tAGnKpE4NCI?si=... So close, no matter how far Couldn't be much more from the heart Forever trusting who we are And nothing else matters Ne kadar uzak olsak da çok yakınız Daha içten olamazdı Sonsuza kadar kim olduğumuza güveniyorum Ve başka hiçbir şeyin önemi yok
Reklam
Nothing's worse than saying goodbye. It's a little like dying. Marjane SatrapiMarjane Satrapi
A primrose by the river's brim A yellow primrose was to him, And it was nothing more. Bu dizeleri ben şöyle tercüme ettim: "Dere kenarında bir çiçek/ Onun gözünde bir sarı çiçekti/ Hepsi bu." Ustam Caeiro gülmeye başladı. "Bu basit insan doğru gör­müş: Sarı bir çiçek gerçekten de sarı çiçektir yalnızca." Ama, aniden, düşündü. "Bir fark var," diye ekledi. "Bu sarı çiçeği olası sarı çiçekler­den biri olarak mı kabul ediyoruz, yoksa yalnızca bu sarı çiçek mi, bunu bilmek gerekir." Sonra bana şunu söyledi: "Sizin İngiliz şairin söylemek istediği şey, bu adama göre bu sarı çiçeğin sıradan bir deneyim, zaten bilinen bir şey olduğu­dur. Bu adam bu konuda yanılıyor. Gördüğümüz her şeyi ilk kez görüyor olmalıyız, çünkü onu gerçekten de ilk kez görürüz. O zaman, her sarı çiçek yeni bir sarı çiçektir; o, ifade edildiği gibi, dünkü çiçekle aynı olsa bile yenidir. Bakan kişi dünkü kişi de­ğildir, çiçek de değildir. Sarı bile aynı olamaz. İnsanların bütün bunları bilmelerini sağlayacak gözlerinin olmaması ne yazık! Ol­saydı hepimiz mutlu olurduk." Pessoa Pessoa'yı AnlatıyorPessoa Pessoa'yı Anlatıyor Fernando PessoaFernando Pessoa
Alıntı
Ben kim miyim?
İÇERİK COK TATLI OLMUS ELINIZE SAGLIKK🥰ay biz böyle aile gibi olduk yaa🫶🥹 Öhöm.. Sıcak bir temmuz sabahi... Tamam tamam saka kdgsldndo. 13 temmuz doğumluyum burcum yengeç yükselenim de yengeç.

katniss everdeen☆

@rue_flowers
·
BEN KİMİMM???
ben bunu Hayruş ✮⋆˙Hayruş ✮⋆˙ dan gördüm o da filepenyez ✯filepenyez ✯ ve Sȳzaerys•Sȳzaerys•’dan görmüş çok güzel bi içerik olmuş hepsinin ellerine sağlıık 💖 7 aralık da doğdumm.yay burcuyum ,hayatımda benle aynı gün
İleti
Metallica - Nothing Else Matters
So close, no matter how far. Cloudn't be much more from the heart Forever trusting who we are. And nothing else matters...
Müzik
Reklam
Reklam