“Yine de ömrümün bu deminde, içimde türlü çeşit ukde taşımama rağmen, yeni bir şeylere başlamak için en ufak heves duymuyorum. yağmur yağdığında, gün ağardığında, gözü çapaklı bir kedicik gördüğümde yolun kenarında ya da uzaklarda martılar çığlık attığında, içimden ağlama isteği yükseliyor hep”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Halis bey emekli bir mühendis ve Almanca çeviriler yapıyor. Çeviri yaptığı yere gittiği bir gün aynı yerde gene çeviri ile uğraşan Ayşe ile tanışıyor.
Ayşe ödüllü bir yazar. Ayşen’in eserini okuyan Halis bey kendisinin de bir ansiklopedi yazma hayali olduğunu söylüyor ve Ayşe’ye notlarını verip ansiklopediyi yazdırmak istiyor.
Halis beyin ansiklopedisi bildiklerimizin dışında bir “ öğrendiklerim” ansiklopedisi. Hayatında uzun ya da kısa süre yer edinen ve kendisine bir şeyler katan, kendi tabiri ile bir şeyler öğreten kişilerin öznesi olduğu kısa kısa hikayeler ansiklopedisi.
Barış Bıçakçı’dan okuduğum ilk kitap. Çok yalın ama çok vurucu bir dili var. Bazı hikayelerde boşluğa bakıp sorgulamamak imkansız. Özellikle general pasajına bayıldım ve yani etrafımdaki herkese okudum. Mutlaka tavsiyemdir birkaç saatte bitecek ama etkisi uzun sürecek bir kitap
“ Son günlerde ne zaman şöyle ağız tadıyla bir döner yiyeyim diye gitsem televizyonda hep felaket haberi oluyor,” dediniz. Patlayan bombalar, çöken madenler, açlık grevleri, denizde boğulan mülteciler, savaş… “ Küçük zevklerin karşısına hep büyük acılar çıkıyor. Lokmaları yutmak gittikçe zorlaşıyor.”