Hülya Eda ÖZTÜRK

Hülya Eda ÖZTÜRK
@notjustedaa
Spoiler İçerikli Beyoğlu Rapsodisi İncelemem
3/10
·456 syf.··
2025 16. kitabı
İncelemeye başlamadan önce sanata ve sanatçıya her daim saygım olduğunu belirtmek istiyorum. Ahmet Ümit eminim bu kitabı yazmak için çok emek vermiştir fakat benim beklentim çok çok altında bir kitap olduğu için hayal kırıklığıyla bu yazıyı kaleme alıyorum. Başlamadan önce şunu da belirtmen istiyorum ki böylr bir kitap nasıl oluyor da 8.4 puan alabildi? Herkes kitap çok akıcı çok güzel demiş fakat hiçkimse nereleri güzel ve akıcı bulduklarını yazmamış. Kitap üç ana karakter çevresinde dönüyor. Kenan, Selim ve Nihat. Kitabın ilk satırlarından itibaren sarsılmaz bir dostluğun örneklerini görüyoruz adeta (sözde). Kenan bir gün bir uçak kazası geçirir, bu olay onu çok sarsar, ölümsüzlüğü yakalayabilmeyi ister ve bunu fotoğraflar aracılığıyla yapabileceğine inanır. Daha önce çektiği fotoğraflar onu ölümsüz yapmaya yetmemiştir bu yüzden farklı bir arayışla Nihat'ın da önerisiyle Beyoğlu'nda işlenen cinayetleri konu alan bir sergi açmaya karar verir. Bu cinayetlerin fotoğraflarını komiser Cüneyt'in yardımıyla edinir ve çalışmalara başlar. Katya isimli arkadaşının da yardımıyla bu işe girişirler. Kenan fotoğrafları incelerken iki cinayet arasında bir bağlantı olabileceği fikrine kapılır ve dosyası kapatılmış bu cinayetleri sorgulamaya koyulur. Çünkü Beyoğlu cinayetlerini konu alan bir sergiyi çözülen bir cinayet daha çekici hâle getirecektir ve Kenan böylece ölümsüzlüğü yakalayacaktır. En baştan böyle bir çalışmanın tehlikelerinden ötürü buna karşı çıkan Katya ve Selim arkadaşlarını yalnız bırakmayıp yardım ederler. Giriş kitapta da aynen böyle uzun. Beyoğlu çok detaylı bir şekilde tasvir ediliyor. Sokak isimleri, kafeler, barlar, restoranlar vs. her şey fazlaca detaylı bir şekilde anlatılıyor kitap boyunca. Bu beni bir yerden sonra çok sıktı. Konuya dönecek olursak, Katya
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Mutluluk" Üzerine
Puan vermedi·328 syf.··
2025 13. kitabı
Hayatın yerden yere vurduğu üç insan: Meryem,Cemal ve Prof. İrfan Kurudal. Üçünün de kendilerine has dertleri, korkuları, pişmanlıkları ve umutları.. Meryem, Van'ın ücra bir köyünde yaşayan, amcası tarafından tecavüze uğrayan ve ailesi tarafından ölüm kararı verilmiş öksüz bir kız çocuğu. Cemal ise Meryem'in amcaoğlu, Doğu'da şiddetli çatışmalara şahit olup memleketine kazasız dönebilmiş bir asker. Aynı zamanda Meryem'in celladı olarak seçilen kişi. Profesör ise şatafatlı hayatından endişe duyup, içindeki arayışa kulak veren ve bir gün ansızın işini, eşini, sahip olduğu her şeyi bırakıp daha kendisinin bile emin olmadığı arayışa çıkan bir entelektüel. Bu üç çarpıcı karakteri bir araya getiren şey ise bana göre korku. Profesörün yalnızlık korkusu, Cemal'in başarısızlık ve işe yaramazlık, Meryem'in ise zaten daha doğmadan yaşamaya başladığı korku. Livaneli'nin pürüzsüz ve akıcı anlatımıyla bu üç karakterin iç dünyalarına derinlemesine dalıp hikayelerinin kesişmesini sabırsızlıkla beklerken bir solukta okuyabileceğiniz bir kitap. Olayların siyasi, sosyal, dini ve ahlaki, hatta felsefi unsurlarla çevrelenmiş olması okuyucuda derin bir gerçeklik algısı yaratmakla kalmıyor aynı zamanda toplumun yozlaşmış noktalarına da ışık tutuyor. Okuduğunza pişman olmayacağınız etkileyici bir kitap. Okumak isteyenlere keyifli okumalar.
MutlulukZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi Yayınları · 202443,7bin okunma
Zacharius Usta üzerine
8/10
·49 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
Kitabın konusunu çok güzel anlatan incelemeler mevcut uygulamada şu an. Ben bu yüzden incelememde biraz daha kibir kavramı üzerinde durmak istiyorum. Kitapta bilim ile din çatışmasından ötürü Zacharius Usta'nın yaşadığı güç zehirlenmesi, kibir durumunun insanın sonunu nasıl hazırladığını görüyoruz. Gerçek hayatta da böyle değil mi? Uğruna her şeyi feda edip, kibirle hareket ettiğimiz her şeyin sonu dönüp dolaşıp bizi tüketen bir canavara dönüşmüyor mu? Çok temiz ve umutlarla başlayan iyi niyetler kibir ile kirlenmeye başlayınca acı vermeye başlıyor insana. Ve kibir büyümeye devam ettikçe küçük bir yerden başlayıp tüm vücuda yayılan kangren misali o iyi niyetle başlanan işi yavaş yavaş çürütüyor. Taa ki kişi içindeki son umudu da yitirip başarısızlığa teslim oluncaya dek... Ben de umutlarımla parlatıp büyüttüğüm şeyin kibrim yüzünden ellerimden kayıp gitmesini izliyorum, bu inanılmaz bir yük bindiriyor yüreğime. Ama en azından Zacharius usta gibi son ana kadar kibirle hareket edip, onlar etmiyorum. (Bu da kibir dolu bir ifade gibi) Özetle kitabın kendini okutan bir konusu var. Kısacık, tek solukta okuyabileceğiniz türden bir kitap. Eminim ki bu gösterişsiz hikayeden kendinize bir ders çıkaracaksınızdı. Keyifli okumalar.
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Gogol'un bu kısacık ama etkileyici öyküsünde dokuzuncu dereceden bir memur olan Akakiy Akakiyeviç'in kısa hayat öyküsünü okuruz. Anlatıcının dili o kadar samimi ve rahattır ki kitabı okurken sanki karşımda konuşmasını dinlemekten keyif aldığım birinden ilginç bir öyküyü dinler gibi hissettim. Yazarın hiciv türünde yazdığı bu eserde devlet dairelerinde çalışan memurların espirili bir dille bolca eleştirildiğini görürüz. Bu dairelerden birinde çalışan Akakiy Akakiyeviç ilginç bir adamdır. Doğumundan, isimini almasına ve dokuzuncu dereceden memur olmasına kadar çok garip ama bir o kadar sıradan, kimseye zararı dokunmayan, evden işe, işten eve giden kendi halinde bir kişi olarak tasvir edilir. Bir gün yırtık pırtık her yeri yamalı paltosunun bir tadilata ihtiyacı olduğunu fark eder ve en az onun kadar garip ama her yerde karşılaşabileceğimiz türden bir karakter olan terzi Pavloviç'e gider. Pavloviç dikkatli incelemeleri sonucu paltoyu kurtarmanın mümkün olmadığı ve yeni bir paltoya ihtiyacı olduğunu söyler. Bunu duyan Akakiy Akakiyeviç yıkılır. Yeni bir paltoyu nasıl alabileceğini düşünür. Bir kumbarada biriktirdiği 40 rublesine ek olarak hayatından bazı lüksleri! (Mum ışığı, çamaşırları yıkatmak, tok uyumak gibi) çıkararak, ikramiyesi ile de birleştirerek parayı denklestirir. Hayatında belki de ilk defa yaşamak dışında bir amacı olmuştur bu parayı biriktiren Akakiy Akakiyeviç'in. Uzun araştırmalar sonucunda palto için gerekli malzemeler alınır ve palto Pavloviç tarafından dikilir. Sonuç mükemmeldir. Memurumuz paltoyu giyer tam da hayal ettiği gibidir. Terzi Pavloviç ise sadece sökük diken bir terzi değil, aynı zamanda yeni bir şey ortaya çıkaran bir terzi olarak kendisiyle gurur duyar. Memurumuzun yeni paltosu dairede oldukça dikkat çeker. Herkes kutlanması gerektiğini
PaltoNikolay Gogol · Can Yayınları · 202546,3bin okunma
Frankenstein ya da modern Prometheus Üzerine
Puan vermedi·272 syf.··
2024 21. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2024 11:25
KPSS çalıştığım dönemden beri okuma listemde duran bu kitaptan 29 alıntı beğendim. Son zamanlarda ince bir kitap olmasına rağmen en çok alıntı yaptığım kitap olabilir. Romantik Dönem'in en önemli gotik eserlerinden olan bu kitabı okumak için uzunca bir zaman bekledim. Oldukça açık ve akıcı bir dille yazılmış hızlı okunabilen bir kitap. Benim çok yoğun bir dönemime denk geldiği için 16 günde okudum fakat iki günde bitirilebilecek bir kitap. Okumayı düşünenlere şimdiden keyifli okumalar. Şimdi kitabın biraz daha ayrıntılı bir incelemesine geçelim. Frankenstein diyince herkesin zihninde aşağı yukarı aynı figür beliriyordur. Kitaba başlarken benim de zihnimde aynı figür belirdi. Hatta kitabı okuduğumu gören bir arkadaşım hikayesini bildiğim bir şeyi okumayamam diye bir yorumda bulundu. Kendine göre haklı yanları olabilir tabii ki ama ben yine de okumak istedim. Konusundan ziyade ben kitabın akıcı dilini çok beğendim. Yalnızlaşan varlıkları- varlıklar diyorum çünkü hem insan hem de canavarın yalnızlaşmasından sık sık bahsediliyor kitapta- öyle sade ama etkileyici bir dille anlatıyor ki yazarımız, zaten bildiğimiz hikayeyi okuyor olmamıza rağmen hiç sıkmıyor. Biraz uçuk fikirleri olan Victor Frankenstein çalışmaları sonucunda yepyeni bir türün yaratıcısı olma hayaliyle Canavar'a hayat verir fakat karşısında gördüğü "şey" onu dehşete düşürür. Olayın etkisinden günlerce kurtulamaz hasta düşer. Ruhunun yaraları fiziksel olarak kendisini güçsüz düşürür. Canavar bu süreçte ortalıktan kaybolur. Victor'ın toparlanma sürecinde can dostu Henry Clerval'ın etkisi büyüktür. Yeni yeni toparlanmaya başlayan Victor, evden gelen bir mektupla sarsılır. Küçük kardeşi William öldürülmüştür. Bunun üzerine yas tutmak için evine döner ve bir anlığına yolda yarattığı Canavar'ı ile karşılaşır.
FrankensteinMary Shelley · Can Yayınları · 202121,8bin okunma