İkonik Paylaşımlar

İkonik Paylaşımlar
@novaastro
Sigmund Freud, bir babanın “tehdit” olması gerektiğini, arkadaş değil, aksi takdirde oğlunun asla tam anlamıyla bir erkek olamayacağını düşünüyordu. Bir çocuk, annenin dünyasına doğar; sıcaklığı, affediciliği ve güvenliğiyle. Ama olgunluğu ancak baba sınırlar, hiyerarşi ve direnç koyduğunda başlar. Freud buna “Babanın Yasası” adını verdi. Şiddet değil, duygu altında yıkılmayan bir otorite. Bir baba çok erken arkadaş olduğunda, çocuk asla çocukluktan çıkmaz. Tarihsel olarak, erginlenme anneden ayrılmak, korku, disiplin ve hatta acı anlamına gelirdi. Baba, tehlike, sorumluluk ve yeterlilik yolunda rehberdi. Bugün, o rol sınırsız teselli ve empatiye dönüşüyor. Sonuç her yerde görülüyor: Konfora bağımlı yetişkin erkekler, eleştirilerden korkan, riskten kaçınan ve onay arayanlardır. Bir babayla arkadaşlık mümkün, ama ancak güç gösterildikten sonra, öncesinde değil. O zamana dek, sertlik zulüm değil. Hazırlıktır. Dünya pazarlık etmez. Bir baba, oğlunun o gerçeğe dayanabileceğini güvence altına almak için var oldu.
Felsefe
Reklam
Bir başkasının hayat hikayesinde bir dipnot olmak için değil, kendi destanının mutlak kahramanı olmak için buradasın. İradeni o zehirli takıntıdan çekip kendi dehana yönelttiğinde dünyanın nasıl önünde diz çöktüğünü göreceksin. Çünkü gerçek güç birini elde etmek değil, kimseye ihtiyaç duymayacak kadar kendine yetebilmektir.
Felsefe-Düşünce
Başarı odaklanmış bir iradenin ürünüdür. Takıntı ise dağılmış bir zihnin felaketidir.
Felsefe-Düşünce
Bir insanı takıntı haline getirmenin en sinsi yolu onun geçmişteki bir halini zihninde dondurup bugünkü o umursamaz yabancıya bu eski kostümü zorla giydirmeye çalışmaktır. Gerçeklik her gün yüzüne tokat gibi çarparken o hayaletin peşinden koşarak enerjini bir hiçliğe akıtıyorsun. Geçmişin mezarlığında nöbet tutan gönüllü bir bekçiye dönüşüyorsun. Unutma mezarlıklarda umut yeşermez. Orada sadece çürüme vardır.
Felsefe