E.

Sokrates, “incelenmemiş, sorguya çekilmemiş bir hayatın yaşanmaya değer olmadığını” söylemiştir. (…) İlkesiz bir hayat, hatta ilkeleri sorgulanmamış bir varoluş, sıradan ve temelsiz bir varoluştur.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Reklam
Nietzsche, hemen bütün kavramlar gibi “iyi” ve “kötü” kavramlarının da çıkardan bağımsız olmadığını öne sürerek, bu kavramların güç kavramlarıyla olan ilişkilerini araştırır. (…) insanların güçlüler ve zayıflar olarak ikiye ayrıldıklarını ve bu insanlar arasındaki ilişkilerin temelinde de ahlaki unsurlar yerine gerçek hayatta bulunan her şeyin olduğunu öne sürmüştü. (…) mevcut iyi-kötü ayrımının güçsüzlerin ve zayıf karakterli insanların ahlaki değerlerinin baskın çıkmasının bir sonucu olduğunu göstermeye çalıştı. Bununla birlikte o, bu noktada kalmayıp bir eleştiri dilinden bir imkan dili yaratma yoluna gitti ve güçlü karakterlerin kendi değerlerini yaratma ve bildik iyiyle kötünün ötesine geçmek suretiyle yeni değerler yaratma potansiyelini ortaya çıkarma çabasını sergiledi.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Kibirle söylenen büyük laflar, ağır bedeller ödeterek yaşlılıkta öğretirler sağduyuyu.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Bir insan, bilge de olsa utanmamalı yeni şeyler öğrenmekten, diretmemeli. Dere kenarındaki ağaçlardan, dallarını eğenler kurtulur taşkınlarda, oysa köklerinden sökülüp gider kaskatı direnenler. Yelkenleri sonuna kadar gererek rüzgarı karşılayan denizci, alabora olup ters dönen teknesiyle sürdürür yolculuğunu.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Umut yanıltıcıdır. Kimine hayırlı gelirken, kösnül tutkularını besler başkasının.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Reklam