Onegin ile yıllar önce 1999 yapımı filmi ile tanışmıştım. Yirmili yaşlarımın başıydı ve Onegin’in duruşu, umursamaz soğukluğu, bir aşka geç kalmış şekilde karşılık vermesi bile etkilemişti beni. Başrol benim için de Onegin’di.
Şimdi yıllar sonra Puşkin’in bu ilginç tarzda şiir-roman olarak yazılmış kitabını okurken diğer yandan filmi de tekrar izledim. Ve asıl başrol, saf, dolaysız, içten karakteri ve karşılıksız aşkıyla Tatyana'ymış diyorum. Nasıl kırılgan ve nasıl güçlü... Onegin ise özgürlük düşkünlüğü maskesiyle, zaaflarla, zayıflıklarla dolu.
Deneyimlerden soğumuş kalbiyle, ruhsuz bir adam olan Onegin’in bile duygularını dalgalandırıyor Tatyana’nın içtenliği, sadeliği, özgünlüğü.
“İçtenliğiniz dalgalandırdı benim çok
Zamandan beri susmuş olan duygularımı” diyor Onegin ona.
Spoiler vermek istemiyorum :) Ancak Onegin beni bir hayli öfkelendirdi. Neden? Neden? diye sorgulattı. Bunu kitabı okumuş biriyle tartışmak, sorgulamak isterdim.
Kaldı ki zavallı Tatyana da sorguluyor "Neden şimdi?" diye.
Tüm bunların ötesinde Puşkin, zamanın toplumsal yapısını, karakterlerin duygularını dillendirişlerinde vurgulayarak çok ustaca eleştirmiş.
Ve her ne kadar kitabın adı "Yevgeni Onegin" olsa bile Tatyana'nın tasvir edilişi o kadar yüce ve ön planda ki.. Filmde de Tatyana rolünde olan Liv Tyler bu onurlu betimlemeye çok uygun bir seçim olmuş :)
İnceleme saymıyorum bunu. İzlediğim film, okuduğum bir kitabın yıllar içinde nasıl farklı görüngüler oluşturacağına dair bir iz bırakmış olayım.