Stendhal’in yazdığı gibi, “Aşk iradeden bağımsız olarak gelip geçen bir humma nöbeti gibidir.” Sadece aşk değil, öfke ve korkularımız da çevremizi sararak, bizim seçimimiz olmaktan çok, bize olan bir şey gibi görünürler.
Hatırlayacağınız gibi, okul kabadayıları çoğu kez öfkeli çıkışlar yapar, çünkü tarafsız mesajları ve ifadeleri düşmanca olarak yorumlamışlardır; yeme bozukluğu geliştiren kızlar ise öfkeyi kaygıdan, kaygıyı da açlıktan ayırt edemezler.