"tamam Efsun abla,Tanrı'yı boş verelim. mesela şu anda elinde zar zor taşıdığı torbalarla kahvenin önünden geçen şu kadın. o var mı gerçekten?bir annesi, bir babası,çocuğu,bir kocası,mezun olduğu bir okul,yaptığı bir iş,oturduğu bir ev, yaşadığı bir mahalle,ait olduğu bir ülke olması,onu var etmeye yeter mi?Ya da bir tanrıya inanması?Hiç merak etmedin mi Efsun abla,tanrısına sorduğu soruların cevabının olmamasının nedeni,tanrının yokluğu değil de kendisinin yokluğu olamaz mı?"
"Safkan atların bir türünden bahsederler,aşırı koşturulmaktan korkunç kızışan atlar,ferahlamak için içgüdüsel olarak bir damarlarını ısırırlarmış.Sık sık ben de kendimi böyle hissediyorum,beni sonsuz bir özgürlüğe kavuşturacak bir damarımı kessem diyorum."