Ömrünün her vakası olmasa da olabilir, hayatına her giren insan girmese de olabilirdi. Bütün mazisinde kendisine "Ah, neden böyle yaptım?" veya "Ah niçin şöyle yapmadım!" dedirtecek bir şey bulamıyordu ;ve bu, ömrünün pek tatlı geçtiğinden değil, sadece, ömrünün her kısmına şu anda pek lakayt olduğundandı.
Biliyor musun? az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle guzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi, aklımdı şu kadarcık kalıyor.
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu? bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.
" Tarih, zannedildiği kadar iyi bir hakim, adil Bir mahkeme değil. Onun kaydettiği fevkaladelikler mutlaka o zamanın öne çıkan vakalarıdır. Ne sakin, mütevazi büyüklükler, kahramanlıklar olur ki onlar değil tarihin pejmürde sayfalarına geçmek, bazen zaman-ı vukuunda bile zikredilmez. "