nihal sipahi

— Allah hayırlara tedbil etsin ama oğlum, devletle oyun olmaz
Sayfa 40 - Remzi Kitabevi
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ya Anadolu?... Devletin bütün toprakları içinde belki tek temel olan, fakat bu devleti idare edenlerin hiç bilmedikleri, hiç benimsemedikleri bir yer varsa, o da Anadolu'ydu. Hatta benim büyüdüğüm sınır şehrinde bile Anadolu'yu, yalnız Anadolu'nun gönderdiği askerlerden tanırlardı.
Sayfa 45 - Remzi Kitabevi
Alıntı
Fakat biz Türkler, kendimizi anlatmak için ırk hüviyetimizi hiçbir zaman dile getiremezdik. Irkımızı da bilmez, ya inkâr ederdik. Milletimizin adı geçmek lazım geldiği zaman kendimize sadece: —Osmanlı! der, geçerdik. Hatta dilimizin adı bile Türkçe değil, Osmanlıca'ydı. Tarihimizin de Osmanlı tarihi olduğu gibi. Reddedilen, inkâr edilen Türk adına kimsenin sahip çıkmaması için her tedbir alınmıştı. Umumî kaanate göre Türk, kaba, görgüsüz ve kabiliyetsiz bir varlıktı.
Sayfa 47 - Remzi Kitabevi
Alıntı
Gerçi biz evvelce de Türk'tük. Fakat kendimize Türk diyemezdik. Türk sözü, birçok ırkları, kavimleri birleştiren bir imparatorlukta, bir kavmin diğerleri üstünde tahakkümünü hatırlatır ve onları gücendirir diye düşünülüyordu. Halbuki bu imparatorlukta yaşayan diğer ırkların, diğer milletlerin hepsi kendilerini, kendi milletlerinin adıyla tanır ve öyle anarlardı. Benim okuduğum asker mektebine Yemen'den, Kürdistan'dan veya sarayla hısım akraba olan Çerkes köylerinden getirilen imtiyazlı çocuklar, hep milliyetleriyle öğünürlerdi. Bize yukardan bakarlardı.
Sayfa 47 - Remzi Kitabevi
Alıntı
Balkan Harbi'nin getirdiği çöküntü tamdı. Bu sefer Osmanlı Avrupası vilayetlerindeki Türkler, göç etmeye bile vakit bulamamamıştı. Baskınlar, yağmalar ve toptan öldürmeler içinde amansız bir tasfiye başladı. Ve bu tasfiye kesin oldu.
Sayfa 44 - Remzi Kitabevi
Alıntı