nihal sipahi

8/10
Roman da anlatılan kişilerin, olayların başka bir memlekette yaşandığını varsayarak okuduğunuz da, Aziz Nesin'in mizahı fazlasıyla güldürüyor. Ancak, Zübük gerçek bir karakterden esinlenerek yazılmış. Anlatılan memleket de bize tanıdık geliyor. Bürokrasinin işleyişi, toplumun olaylara verdiği tepki...vs. geçen bunca zamana rağmen ne değişmiş ne de gelişmiş. Düzenin bozukluğu mu zübükleri yaratıyor, yoksa zübükler mi bu bozuk düzenin yaratıcısı bilemedim. Ancak, bozuk düzen, namuslu ve dürüst insanı, Zübükzade İbrahim gibilerin yardımına mecbur bırakıyor. Bu durum, itiraf etmeliyim, içimdeki zübüklüğü de fark etmemi sağladı. Almanca öğretmeninin yerinde olsaydım, Zübükzade İbrahim hakkında öğrendiklerime rağmen, ondan yardım isterdim ve günün sonunda ben de, Zübükzade İbrahim'in kandırdığı insanlardan biri olurdum. Sonra da istifamı verip, memleketi terk ederdim...
Edebiyat
ZübükAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20138,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·520 syf.·
2023 1. kitabı
youtu.be/UhZTBLzOBco Bence kitapla ilgili en iyi incelemelerden biri Yalın Alpay'a aittir. Dinledikten sonra kitabı tekrar okumak isteyebilirsiniz.
Edebiyat
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320bin okunma
9/10
·639 syf.·
2022 5. kitabı
---spoiler içerir--- İnce Memed haksız düzene başkaldıran, “mecbur adam”ın romanıdır. Bu dünya var olduğu sürece güçlü, hüküm süren ağalar ve zulüm gören, haksızlığa uğrayan, aşağılanan köylüler gibi insanlarla var olmaya devam edecek. Sadece baştaki sıfatlar ve suretler değişecek. Ama, bir de gücünün yetip yetmeyeceğine bakmaksızın haksızlığı kabul etmeyen, zulme direnen, yüreği bedeninden büyük İnce Memedler var. İnce Memedler, insanın içindeki başkaldırma kurdu var olduğu sürece hep olacak. Bu yüzden de İnce Memed'in varlığı umuttur. Peki, insan dünyadaki bunca zulme, haksızlığa, aşağılanmaya nasıl dayanır? Yaşar Kemal, seride bunun da cevabını veriyor. “Demir olsam çürürdüm, toprak oldum da dayandım” diyerek… Seride, her kitabın öne çıkan bir bitkisinin olması en güzel ayrıntılardandır. Çakırdikeni, karaçalı, keven ve devedikeni… İnce Memed, iyi ki Türkçe yazılmış. Bence, İnce Memed’i kendi dilinden okumak şanstır. Çünkü, kitapta geçen betimlemeler ve halk dilindeki kelimelerin çevirisiyle, anlatım dili yine bu kadar akıcı ve etkileyici olur muydu? Bilmiyorum. Aklımda kalan soru işaretleri var. Birincisi İnce Memed’in oğluna, Memed’e ne olduğu? İnce Memed de sağ olsun oğlunu pek arayıp sormadı. Bu açıdan İnce Memed’e kızgınım. Bu durum belirsiz kalmış gibi. İkincisi, İnce Memed’in Arif Saim’i öldürdüğü gece, Topal Ali’nin Memed’e bahsettiği iş, Murtaza‘yı mı öldürmekti? Bir de, bir gün bu topraklarda İnce Memed destanının filmi çekilir mi?...
Edebiyat
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
9/10
·79 syf.·
2020 7. kitabı
Yaşar Kemal'in bu romanının en az İnce Memed kadar bilinmemesine şaşırdım. Yaşar Kemal, 79 sayfalık kısa romanında insan sevgisini, tabiatı, kentleşmenin şehrin doğasını ve buna bağlı olarak insan vicdanını zamanla yok etmesini anlatıyor. Kentleşme ile birlikte nüfus kalabalıklaşmış, şehrin yapısı değişmiştir. İnsanlar şehrin doğasını rant için tahrip edip, kendilerini hapsettiği apartmanlarda, yüksek beton yığınlarında yalnızlaşmışlardır. İnsanın doğadan uzaklaşması, belki de bencilleşmesine ve vicdanının körelmeye başlamasına sebep olmuştur. Hayri, Süleyman ve Semih İstanbul'da kuş satıcılığı işini yapıp, ekmek parasını kazanmaya çalışan çocuklardır. Yüzyıllardır, yakalanan kuşlar İstanbul'un ibadet yerlerinde "azat buzat, beni cennet kapısında gözet" diye satılır. İstanbul insanı, cennet karşılığında ucuza satın aldığı kuşları azat eder, gökyüzüne uçururlar. Ancak bu sefer şehirde bazı şeyler değişmiştir. Ne İstanbul ne de insanı eskisi gibi değildir. Kimse artık kuşları satın alıp özgür bırakmak istemez. Zaten kendi içlerine saklanıp burunlarının ucunu bile görmeyen şehir insanları mı fark edecektir kuşları... Kuşlarda şehre eskisi gibi uğramaz olmuş. Çünkü, şehirde doğal alanların giderek tahrip edilmesiyle kuşların da yaşam alanları bir bir yok olmuştur. Kentin yapısal değişiminden nasibini alan en çokta çocuklar olacaktır. Çocuklar cami önlerinde, şehrin kalabalık yerlerinde bir umut, kuşlarını satın alıp özgür bırakmak isteyecek vicdanlı insanlar ararlar. Eğer çocuklar kuşları satabilirlerse, insanlıklarına yabancılaşmayacaklardır... Ve hala bir umut var demektir bu şehrin insanı, insanlığı için...
Edebiyat
Kuşlar da GittiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202217,9bin okunma
7/10
·128 syf.·
2020 4. kitabı
Cengiz Aytmatov'un, kitaplarında tabiatı, olayları anlatırken yaptığı betimlemeler, dildeki doğallığı, hikayelerinin akışı bana Yaşar Kemal'i hatırlatır. İkisininde kaynağı aynı gibi...Tasvirler o kadar iyi ki, kitabı bitirdikten sonra hikayede geçen, görmediğiniz Tian Şan, Isık Gölü, Dolon geçidini tanır, zihninizde rahatlıkla canlandırabilirsiniz. Cengiz Aytmatov'un kitapları genelde hüzünlü, buruk bitiyor. Selvi boylum al yazmalım da böyle bir hikaye. Kitap, filmle birebir. Ama, filmi daha da anlamlandırabilmek için, kitabı muhakkak okumak gerekir. Çünkü, en nihayetinde filmlerde de başka birinin yorumladığı, anladığı, hayal edebildiği kadarı bize gösterilir. Kitapta, filmde olduğu gibi Aysel(Asya)'in iç sesini, duygularını tam olarak anlatmıyor. Daha çok İlyas ve Baytemir(Cemşit)'in iç dünyası ve yaşadıklarına yer veriliyor. Film, Aysel(Asya)'in neden İlyas'ı seçtiğini anlatır gibi. Aslında filmden hafızalarımıza kazınan meşhur "Sevgi, emektir!" mottosu, senarist Ali Özgentürk'ün yorumudur. Yoksa kitapta böyle bir cümle geçmez. Bence senarist kitabı çok iyi yorumlamış. İyi ki Ali Özgentürk, Türkan Şoray'ın filmin finalinde Aysel(Asya)'in Baytemir(Cemşit) değilde, İlyas'ı seçmesi için senaryo değişikliği ısrarını dinlemedi. İyi ki hikayeye sadık kalındı.
Edebiyat
Selvi Boylum Al YazmalımCengiz Aytmatov · Elips Kitap · 201613,5bin okunma
Reklam