nihal sipahi

—"Eveleme geveleme, devekuşu kovalama" şiir değildir, diyor. Şiir insan meselesinin, fonksiyonu olan insan hayalinin dünya çerçevesindeki tahakkuku...
Sayfa 84 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Alıntı
Reklam
Zehirci, emir kulu olduğu için Allah katında günahı olmadığını uzun uzun düşünmüştür. Şöyle bir muhakeme yürütmüştür: Allah cellatları ruzumahşerde yanına çağırdığı zaman, herhalde onlara bu herifi neden astın diye sormayacaktır. Onun günahı cemiyetin, vebali hepimizin boynunadır. Haksız yere asılmışsa hakimindir.
Sayfa 68 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Alıntı
Bu kadar sevilmek ihtiyacıyla kendine yaklaşan bir hayvanı reddedebilmek için insanın ömründe hiç aşık olmaması, hiç sıkıntı çekmemesi, hiç kalp yumuşaklığı nedir bilmemesi lazım gelir. Böyle insan da olmaz diyebiliriz.
Sayfa 67 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Alıntı
Soğuk, temiz, beyaz mermerli, ince belli çay bardaklı, mavi, sarı, turuncu fincanlı, köylü, zayıf garsonlu, sarı yüzlü ocakçılı İstanbul kıraathaneleri! İstanbul'u, İstanbul halkını, derdini, zevkini, bilgisini, dirayetini, zekasını, sinemalardan, yılışık, ciddi tiyatrolardan, plajlardan, dükkanlardan, hatta evlerden daha çok siz temsil ediyorsunuz. Siz birer tembel yatağı değil, birer muhtar üniversitesiniz. Üniversiteden daha muhtarsınız.
Sayfa 65 - Muhtar: Özerk
Alıntı
Biz, memleketin mukadderatını ellerinde tutan ve onu günün birinde yabancı boyunduruğuna teslim etmekte tereddüt göstermeyen, yüksek vesikalı, yüksek rütbeli insanlarla çarpışmıştık. Şimdi bile menbaını nerelerden taşıdığını bilmediğim bir imanla meydana atılmış ve o yüksek(!) insanları yerlere sermiştik.
Sayfa 61 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Alıntı
Reklam