ntekin

Bazıları ruhun bedeni bilgilendirdiğini söyler. Peki ya bir an için bedenin ruhu bilgilendirdiğini, ruhun dünyevi hayata uyum sağlamasına yardım ettiğini, cümleleri çözümlediğini, tercüme ettiğini, boş bir sayfa, mürekkep ve kalem verdiğini, onlarla ruhun hayatlarımızın üstüne yazılar yazdığını hayal etseydik? Sözgelimi, kılık değiştirenlerle ilgili masallar olduğu gibi, beden ya da kendi başına bir Tanrı, bir öğretmen, bir usta, ehliyetli bir rehberse? Peki o zaman ne olacak? Verecek ve öğretecek çok şeyi olan bu öğretmeni cezalandırarak bir ömür geçirmek ister miyiz? Doğru diye dayatılanları reddedip derinleri dinleyecek, güçlü ve kutsal bir varlık olarak göreceğimiz bedene gerçekten kulak verecek kadar güçlü müyüz?
Sayfa 232
Reklam
In 2013 the NIMH's then-director, Thomas Insel, called the field out in the starkest of terms. Thirty years after the biological psychiatrists declared victory, he noted, all of psychiatry's diagnostic categories were still based, not on any biological markers of disease, but merely "on a consensus about clusters of clinical symptoms." In the rest of medicine, he said scathingly, this would be "equivalent to creating diagnostic systems based on the nature of chest pain or the quality of fever."
There were a number of theories of evolution -not just Darwin's- competing for the allegiance of late nineteenth-century European scientists and intellectuals. And in ways that we largely no longer accept, virtually all of these theories taught that the overall thrust of evolution was a progressive one, in which life ascended from more primitive forms to more complex ones.
Evrim
…güzelliklerine ve güçlü kalma yeteneklerime rağmen, kurtlardan kimi zaman şöyle söz edilir: “Ah, çok açsın, dişlerin çok keskin, arzuların çok yoğun.” Kurtlar gibi, kadınlarla ilgili olarak da bazen sadece belli huyları, sadece belli, kısıtlı arzuları kabul edilebilirmiş gibi konuşulur. Bu tavra, genellikle, kadının büyüklüğü, boyu, yürüyüşü ve şeklinin, tek ya da istisnai bir ideale uygun olup olmadığına göre, ahlaki bir iyilik ya da kötülük tutumu eklenir.
Sayfa 224
9/10
·272 syf.·
2025 12. kitabı
Çok beğendim. Anlatım dili, olay örgüsü, karakterler... Her şeyiyle beni içine çekti bu roman. Okuduğum ilk Ishiguro eseriydi ve sonuncusu olmayacağını biliyorum; mutlaka diğer kitaplarını da merak edip okuyacağıma eminim.
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,3bin okunma