📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kendi odama gidip yatağa seriliyorum. Mavi, boyası pul pul dökülmüş, minicik hamam böcekleriyle kaplı tavana bakıyorum. Sonum bu benim. Ben, on beş yaşındayken Proust’un yazdığı her şeyi, Joyce, Miller, Sartre, Hemingway, Scott Fitzgerald, Albee, Ionesco ve Beckett’i okumuş olan William Figueras... Bir devrimin ortasında cani, tanık ve kurban olarak yirmi yıl yaşamış olan William Figueras...
" Bana söylediklerine inanmıyordum, ama ona kızmıyordum da; anneme ve büyükanneme çektiğim için, çok daha ciddi suçlar işlemiş kimselere karşı bile hınç besleyemez, asla kimseye hüküm giydirmezdim."
İnsanoğlunun, herkeste aynı olan faziletlerinin sıklığı, herkeste farklı olan kusurların bolluğundan daha olağanüstü değildir. Şüphesiz "dünyada en yaygın olan şey", sağduyu değil, iyi kalpliliktir. İyiliğin en uzak, en ücra köşelerde bile, kendi kendine yeşerdiğini görüp şaşırırız; tıpkı ücra bir vadide, dünyanın diğer bütün gelinciklerine benzer, yalnız bir gelinciğin, onları hiç görmeden, arasıra kırmızı başlığını titreştiren rüzgârdan başka hiçbir şeyi tanımadan yetişmesi gibi. Bu iyi kalplilik, menfaat tarafından felce uğratıldığı için kullanılmasa bile, yine de mevcuttur ve bencilce bir dürtünün engel olmadığı her fırsatta, mesela bir roman veya gazete okunduğu sırada, hayatta aslında katil de olsalar, tefrika meraklıları gibi yufka yürekli olan kişilerin kalbinde bile açılır, zayıfa, haklıya ve ezilmişe yönelir.