Kar diz boyu, her şey birbirine girmiş.Karmaşa beni boğuyor, kaçmak istiyorum.Soğuk sınıflar,kalabalık amfiler,duman altı kantinler,okuldan sonra gidilen kahvehaneler,barlar,ucuz lokantalarda ucuz akşam yemekleri.Hepsine tükürüp kaçmak istiyorum.Nereye?Bilmiyorum.Gidebileceğim neresi var?Hiçbir yer yok.Tüm gemileri yaktım.Ne kadar yüksekten bir söylem, altı üstü gururlusundur,dönemiyorsundur kendine yedirip.Adına tüm gemileri yakmak diyorsun.Gurur…
Bırakıp da giden değil, aslında kalandır terk eden diye bir yazı okumuştum.Benim kaçacak yerim yok.Tüm sınırlarıma kadar kuşatıldım.Sürekli olarak kendi içime koşuyorum.Ne kadar sürecek.Yok olana kadar mı?
Kim yok edecek beni?
Ben mi?
“Sevgilimi andım” diyene şaşarım
Onu unuttuğum var mı ki,unuttuğumu hatırlayayım,
Seni anarken ölür, sonra yine dirilirim.
Eğer hüsnü zannım olmasaydı,dirilmezdim.
Ümitle dirilir,hasretle ölürüm.
Senin için kaç defa ölür ve kaç defa dirilirim.
Kadeh kadeh muhabbeti içtim.
Ne şarap bitti ve ne de ben içmeye kandım.
Keşke onun hayalî gözümün önüne dikilseydi,
Çünkü gözümün önünden kaybolsa kör olurum.