Nurdan Ernur profil resmi
Öğretmen
Lisans
Istanbul
142 okur puanı
09 Kas 2017 tarihinde katıldı.
  • 32 syf.
    ·Puan vermedi
  • 250 syf.
    ·Puan vermedi
  • 28 syf.
    ·Puan vermedi
  • 36 syf.
    ·Puan vermedi
  • 4 syf.
    ·Puan vermedi
  • 222 syf.
    ·9 günde·Puan vermedi
    1937'de yayınlanan Sabahattin Ali'nin bu romanı, Türk edebiyatında öncü bir role sahiptir. Roman, Türkiye'nin o döneme kadar ifade edilmemiş problemlerini dile getirmektedir. Kuyucaklı Yusuf'a kadar Türk romanının ana konusu Batılılışma problemidir. Kuyucaklı Yusuf'la ezilen köylü ve toplumsal yapının aksayan yönleri ilk defa içerden bir gözle ele alınmıştır.



    Sabahattin Ali  Konya'da bulunduğu sırada, Türkiye Komünist Partisi ile ilişkisi olduğu Atatürk’ü hicveden şiirler yazdığı gerekçesiyle tutuklanmış (1931), bir yıla mahkûm olmuş Aydın Cezaevinde yatmıştı.   Aydın'daki cezaevinde yatarken tanıştığı ve hayatını dinleyerek etkilendiği Yusuf'un yaşadıklarından yola çıkarak[1]  Kuyucaklı Yusuf adlı romanını yazmıştı.  Bu nedenle Kuyucaklı Yusuf yazarın 1931-1932 yılları arasında yazıp tamamladığı  [2]  üç cilt olarak tasarladığı romanın ilk cildiydi. Fakat üc cild halinde düşündüğü bu roman serisinden sadece ilki olan Kuyucaklı Yusuf’u yazıp bitirmişti. Sabahattin Ali   , Cevdet Kudret Solok ile yaptığı söyleşide bu üç cildi de tamamlasa idi ikinci cildin Çineli Kübra, üçüncü cildin de dağdan şehre inen Yusuf'u anlatacağını ifade etmişti [3]. Netice olarak Kuyucaklı Yusuf, yazarın yakından tanıyan kalemdaşları ve eleştirmenleri tarafından bitmemiş bir roman olarak kabul edildi.

     Eserlerinde köy ve kasaba sorunlarını gözlemci bir metotla ve sade bir dille anlatan yazar, köy ve kasabalarda yaşanan dramları, köylü ve devlet yöneticileri, yoksullar ile kasabalı zenginler arasındaki güç ve erk çatışmalarını anlatmıştı. Romanlarında ve öykülerinde yöneticilerin,  ağaların,  zenginlerin sermaye ve güç sahiplerinin halkı ezen, küçük düşüren hatta bir hiç sayan tutumlarını dile getirmişti. Sosyal Gerçekçiler denilen ve Köy Romancıları olarak da adlandırılan romancılarımızın başında gelen yazan bu romanında kasaba hayatını, kasaba halkı ve kaymakam çatışmalarını ele almıştı.

     

    Uzunca bir müddet okunması yasaklı eserler listesinde kalan roman 1980 darbesi sonrasında yasaklı eserler arasında sayılmaktan kurtuldu.  Hatta şerefi iade edilmekle kalınmayıp, Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı’nın ortaöğretim öğrencilerine tavsiye ettiği 100 Temel Eser listesine de alındı. Roman, 1985 yılında Feyzi Tuna tarafından sinemaya da uyarlandı.


    Buradan sonraki yazıyı kitapta neler vardı diye kendime hatırlatma olarak kaydediyorum Bu kitabı okumak isteyenler özeti okumasın:))


    1930’lu yıllardan itibaren, zavallı ve cahil köylüler ile kasaba insanlarının hayatlarını gerçekçi bir yaklaşımla anlatan öyküler yazan yazarın İlk romanı Kuyucaklı Yusuf oldu.  Kuyucaklı Yusuf, o zamana kadar öykü yazarı olarak bilinen Sabahattin Ali'nin 1937 yılında yayımlanan ilk romanı olmuştu.


    Aydın'ın Nazilli ilçesine yakın Kuyucak köyünü eşkıyalar basar. Bir kârı koca öldürülmüştür. Kaymakam ve doktor odaya girdiklerinde durumun vehametinden çok sabit gözlerle bakan ve oldukça soğukkanlı olan Yusufu görünce hayret ederler. Kaymakam annesi ve babası ölünce kimsesiz kaldığını öğrenen Yusufu yanına almak ister. Yusuf kabul eder. Yusuf boğuşurken başparmağı kopmuş ve çok kan kaybetmiştir. Kaymakamın evinde iki gün ateşler içinde yatar. Kaymakamın karisi istemez Yusuf'u. Ama Yusuf umursamaz. Evin erkeği istiyorsa konu kapanmıştır ona göre. Hem kaymakama bu kadar zıt ve sürekli çene yapan bir kadını nasıl kovmadığına şaşar. Kaymakam Selahattin Bey karısı için neler yapmamıştı! Eline geçirebildiği ve Şahinde'nin anlayacağını tahmin ettiği kitapları getirir, onun fikrini yükseltmek isterdi. Fakat bunun ilk tezahürleri karısının manasız ve lüzumsuz yerlerde lügat kullanması olurdu." Efendi ehemmiyeti verdi olmadı, çocuk kardeş gibi davrandı olmadı eşit davrandı iş çığrından çıktı. Kaymakamda çareyi geceleri içmekte bulur.

    Yusuf çok içine kapanıktır ve hiç duygu belirtisi göstermez. Sadece kavga çoğaldığında Şahinde'ye kinle Selahattin beye şefkatle bakar. Ve kızları Muazzez'e hislerini göstermekten çekinmez.

    Yusuf'un halleri, Selahattin Bey naklen Edremit'e yani Kuyucak'tan çok uzağa tayin edilinceye kadar devam eder.

    Edremit'te okula yazılır. Okumayı öğrenince okuldan sıkılır.
    "Yusuf, sen neden okumak istemiyorsun?"
    "Okumak öğrendim ya! Daha ne okuyayım!"
    "Canım, bu kadar yetmez. Bu dünyada birçok şeyleri bilmek lazım!"
    "Sırası düştükçe bilenlerden öğrenirim!"
    "Hocadan öğrenmek daha iyi değil mi be oğlum!"

    Hoca, çocuğun aklına ve gözlerinin önüne gelince dudakları elinde olmayarak bir büküldü. Kaşlarını kaldırdı:
    "Hocanın bildiği birisinin işine yarasa, kendi işine yarardı. Sen bile okudun bildin de ne oldun sanki? Benim babam bir şeycikler bilmezdi ama, evinde sözü senden çok geçerdi," dedi ve usulca, mahrem [gizli) bir tavırla ilave etti: 

    "Şu Şahinde anam sabahacak encek [çocuk] gibi dırlanır [söylenir] durur da bir yolunu bulup onu bile susturamazsın; ne edeyim ben senin okumanı?"
    diye cevap verir. Kaymakam diyecek bir şey bulamaz.


    Yusuf, 19 yaşına gelince birlikte büyüdüğü Muazzez’i başka erkelerden de kıskanmaya başlamıştır. Muazzez'i bütün kötülüklerden korumaya çalışmakta eve evlatlık geldiği için kendine hiçbir zaman iyi davranmayan babalığının karısı Şahende Hanım'a da hiç güvenmemektedir. Bir bayram günü kasaba eşrafından Hilmi Beyin oğlu Şakir, Muazzez’e sataşır. Bunun üzerine Yusuf Şakir’i döver.   Böylece Yusuf, fabrikatör Hilmi Bey ile karşı karşıya gelmiş olur.

    Şakir, Muazzez’e de sataşmadan önce Kübra adında genç bir kıza tecavüz etmiş, babası Hacı Ethem Bey’in tertibi ile Kübra ve annesini de kullanarak suçu Yusuf’a yüklemeye çalışır. Ancak bu tertip Kübra’nın itirafı sonucunda yıkılır ve Yusuf, Kübra ve annesini kaymakamın zeytinliğinde çalıştırmaya başlayarak koruma altına alır. Şakir bu olay sonrasında Yusuf’a karşı daha da çok kinlenmiş, kasabaya da rezil olmuştur.

     

    Şakir, Yusuf’tan yediği dayağın sonrasında Muazzez ile evlenmeyi kafasına koymuş, kaymakamı da ikna etmek için hileli bir kumar oyununda Kaymakam’ı çok borçlandırmış ve borcuna karşılık da Kaymakam’dan bir senet almıştır. Şakir’in babası İmzalattığı bu senetler karşılığında Kaymakam’dan Muazzez’i oğlu Şakir’e ister.

     

    Kaymakamın karısı Şahinde Hanım da kızını Şakir ile evlendirmeyi düşünmekte olduğundan bu olayı büyük bir sevinçle karşılar.  Buna rağmen Selahattin Bey işi sürüncemede bırakmış,  Kübra’ya tecavüz eden kişinin de Şakir olduğunu öğrenince borcunu ödeyip kızını bu insanlardan kurtarmanın yollarını aramaya başlamıştır.  

     

    Yusuf, esnaf arkadaşı Ali’den para alarak babalığının borcunu kapatıp Muazzez’i kurtarmaya çalışır. Esnaf Ali’nin de amacı Muazzez ile evlenmektir. Muazzez, bu sefer de bakkalla evlenmek zorunda kalmıştır. Fakat Muazzez  Yusuf’u sevdiği için Ali ile evlenmeye yanaşmaz. Yusuf, Ali’ye Muazzez’in onunla evlenmek istemediğini söyleyemeyip zeytinliğe kapanır. Ali, Muazzez ile evlilik hazırlığına başlamıştır.  Fakat bunu hazmedemeyen Şakir,  düğün günü, olan kaza süsü vererek bakkal Ali’yi öldürür. Güçlüden yana olan kasaba halkı, elbirliği ederek cinayeti örtbas edip olaya kaza süsü vermişlerdir.

     

    Şakir,  Şahinde Hanım’ın da teşvikiyle Muazzez ile evlenmek için yeniden teşebbüse geçer ve aileye şantaj yoluyla baskı yapmaya da başlar. Yusuf içten içe Muazzez'i sevmektedir. Fakat hem fakir hem de evlatlık olarak büyüdüğü evin kızını almayı kendine yakıştıramadığından hem de Şahende Hanım onu sevmediği için duygularını dile getirmemektedir.  Fakat bir gün, Muazzez, Yusuf'a açılarak onu çok sevdiğini itiraf edince Yusuf da çok şaşırmış artık kararını da vermiştir.

     

    Şahende Hanım,  kızını Yusuf'la evlendirmektense zengin Şakir'le evlendirmeyi tercih etmektedir. Bu yüzden kızı Muazzez’i Şakir’le buluşturmaya bile zorlamaktadır. Bunun üzerine Yusuf, Muazzez’i kaçırıp evlenir. Kaymakam evlatlığı Yusuf’un kızına iyi bakacağından emin olduğu için bu işten çok memnun olmuş, eski evlatlığı ve yeni damadına iş bulup, evlerinin kurulmasına da yardım etmiştir..Ama karısı Şahende Hanım, bu olaydan hiç de hoşnut olmamıştır.

     

    Yusuf tahrirat kâtibi olarak kaymakamlıkta işe girmiş kaymakam Selahattin Bey de rahatsızlanıp ölmüştür.  Yeni atanan Kaymakam İzzet Bey,  çok kısa süre geçmeden Şakir ve Hilmi Bey’in oyuncağı haline gelmiş ve onların isteğiyle Yusuf,  kâtiplikten alınıp süvari tahsildarı yapılmıştır.  

     

    Yusuf, köy köy gezerken, annesinin ısrarı ve paranın cazibesine kapılan Muazzez,  kasabadaki eşrafın ve bürokratların evlerindeki içki âlemlerine katılıp, alkole de alışır.  Annesinin zorlaması ile fuhuşa da başlayan Muazzez, kendi evinde bile içki âlemleri düzenlemeye de başlar.  Durumdan şüphelenen ve dedikoduları da duyan Yusuf, bir gece habersiz çıkıp gelir.  Her şeyi gözleri ile de gören Yusuf, Şahende'yi, Şakir'i ve Kaymakam'ı öldürür. Muazzez’i de vurup atına alıp kaçırır. Muazzez yolda ölünce , onu da bir çukura gömdükten sonra ortadan kaybolmuştur.
  • 222 syf.
    ·9 günde·İnceledi·Puan vermedi
  • Şek ile yakîn zail olmaz.
    (Kuşkuyla gerçek kaybolmaz.)
    Sabahattin Ali
    Sayfa 176 - Venedik Yayınları
  • Zararı âmmı def için zararı has ihtiyar olunur.
    (Kamunun zararı için bireyin yararı düşünülemez.)
    Sabahattin Ali
    Sayfa 176 - Venedik Yayınları
  • Hayata uymak, muhite uymak, hiç sivrilmemektir.
    Sabahattin Ali
    Sayfa 158 - Venedik Yayınları
Öğretmen
Lisans
Istanbul
142 okur puanı
09 Kas 2017 tarihinde katıldı.
2020
31/34
92%
31 kitap
4.532 sayfa
65 inceleme
59 alıntı
105 günde 1 kitap okumalı.
En çok okuyanlar'da 220. sırada.

Okuduğu kitaplar 187 kitap

  • Sinek Astrid
  • Fareler
  • Minik Farenin Duası
  • Dodo'nun Komik Karışımları
  • Takitak Özür Diliyor
  • Şapkalı Kedi
  • Şapkalı Kedi Geri Döndü
  • Küçük Sahabiler 1
  • Küçük Sahabiler Seti (4 Kitap)
  • Küçük Sahabiler Seti 2

Okuyacağı kitaplar 9 kitap

  • Kıl Beni Ey Namaz
  • Gerçekten Beni Duyuyor Musun?
  • Vurun Kahpeye
  • İnci Küpeli Kız
  • Ejderha Dövmeli Kız
  • Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
  • Ev Yapımı Sihirli Değnek
  • 365 Günde Sevgili Peygamberim
  • Barbaros Hayreddin Geliyor

Kütüphanesindekiler 35 kitap

  • Köstebek Kuki
  • Surelerin Fazileti
  • Sol Ayağım
  • Simyacı
  • Bırakma Kendini
  • Dönüşüm
  • Satranç
  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
  • Tavuk Suyuna Çorba - Hayallerinizdeki Hayatı Yaşayın
  • Sabah Namazına Nasıl Kalkılır

Beğendiği kitaplar 10 kitap

  • Köstebek Kuki
  • Satranç
  • Od
  • Çocuklarımıza Namazı Nasıl Sevdirelim?
  • Etkili Anne-Baba Eğitimi
  • Etkili Anne Baba Eğitiminde Uygulamalar
  • Benimle Oynar Mısın Anne 365 Eğitici Çocuk Oyunu
  • Asla Yalnız Yeme
  • Yağmur Taşlara Da Yağar
  • Uçurtma Avcısı

Beğendiği yazarlar 1 kitap

  • Ayşegül Aygün