Nurdan Topcuoglu

Nurdan Topcuoglu
@nurdantpcgl
Sanayileşmenin tek kaybedeni aristokrasi değildi. El becerilerinin yerini makineleşmenin aldığı zanaatkarlar da aynı şekilde sanayinin yayılmasına karşı çıktılar. Birçokları sanayileşmeye karşı örgütlendi, isyanlar başlattılar ve geçim kaynaklarındaki gerilemenin sorumlusu olarak gördükleri makineleri parçaladılar.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Neden refah her zaman tercih edilmez?
Kurumların yol açtığı ekonomik büyümenin kazananları da kaybedenleri de olur. Makineleşme toplam gelirde muazzam bir artış sağladı ve modern sanayi toplumunun temelini oluşturdu. Ancak yine de birçoklarının sert tepkilerine maruz kaldı. Bunun sebebi cehalet ya da öngörüsüzlük değildi, hatta tam tersiydi. Maalesef ekonomik büyümeye direnmenin kendi içinde makul bir mantığı vardır. Ekonomik büyümeye ve teknolojik değişime, yaratıcı yıkım eşlik eder. Eskinin yerini yenisi alır. Yeni iş kolları eskilerin kaynaklarını kendine çeker. Yeni firmalar, var olan firmaları işini elinden alır. Yeni teknolojiler mevcut vasıfları ve makineleri kullanılmaz duruma getirir. Kapsayıcı kurumlarla oluşan ekonomik büyüme siyasi arenada ve ekonomi piyasında kazananlar yarattığı gibi kaybedenler de yaratır. Yaratıcı yıkım korkusu genellikle kapsayıcı ekonomik ve siyasi kurumlara karşıtlığın temelini oluşturur.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Refahın motorları
Kapsayıcı ekonomik kurumlar kapsayıcı piyasalar yaratır. Kapsayıcı piyasalar ise insanlara yeteneklerine en uygun mesleği seçme özgürlüğü ve herkese eşit başarı şansı sağlar. İyi fikri olanlar iş kurabilirler, işçiler daha üretken olabilecekleri faaliyetlere yönelebilirler ve düşük randımanlı şirketler daha randımanlı olanlarla yer değiştirirler.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Yine son 50 yılda güvenilmez mülkiyet haklarının ve ekonomik kurumların altında ezilen nüfusun büyük kısmının yoksullaştığı Afrika devletlerinin liderleri de izledikleri yolu ekonomi düzelsin diye seçmediler; yaptıkları yanlarına kar kaldığı, halk yoksullaşırken kendileri zenginleşebildiği için seçtiler. Bazen de bunu iyi bir politika olarak görüp önemli grupların ve elitlerin desteğini alarak iktidarda kalmanın bir yolu olarak kullandılar.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Gana'nın bağımsızlık sonrasındaki umut kırıcı performansını ve ekonominin kötü yönetildiğini açıkça gözler önüne seren sayısız örnek cehaletle açıklanamaz. Sonuçta sebep cehalet olsaydı iyi niyetli liderler vatandaşlarının gelir düzeyini ve refahını hangi politikaların arttırdığını çabucak öğrenir, o politikaları benimserlerdi. Ancak elbette ki böyle bir şey olmuyor.
Sayfa 67·Kitabı okudu