Nurefşan

Puan vermedi·125 syf.··
2024 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2024 12:57
Özetle başlayan klişe incelemelerden aşırı sıkıldım, tahammül edemiyorum hatta. Ödev için özet arayan gençler yoksa aramızda tüm bu gösteri neden? Eğer paragraflar dolusu özetleri okuyacaksanız, kitabı okumaya neden zahmet ediyorsunuz ki? Veya kitabı okuduysanız kalıp cümlelerden oluşan özetleri okumaya ne gerek var..Tüm 1k üyeleri çıldırmış zannımca. Özet değil inceleme yapacağım.. Kitabın oyun içinde oyun olarak başlaması hoşuma gitse de açılan bir petruşka bebeği gibi kapanmadı geriye. İlk oyuna geri dönülmedi. Nedense eksik hissettirdi bana. Bazı argo hitaplar eğlendirdi beni. Ön oyunda yer alan madam karı gibi. Lucentio’nun öğretmen olarak Bianca’nın yanına sokulması ve gönlünü kazanmaya çalışması mantıklı bir fikirse de Tranio’yu kendi yerine geçirmesi, yalandan bir baba bulmaları falan ne saçmaydı. Herkesi kandırarak aceleyle bir nikah zahmetine gerek var mıydı anlamadım. Kızın gönlünü kazandıktan sonra gerçek kimliğini -zengin eğitimli üst düzey bir bey- açıklayarak baba’dan da onayı alabilirdi çok rahat. Asıl sevdiğim, benim için kitabı aklıma kazıyan Katherina-Petruchio ilişkisi oldu tabi. Ne yalan söyleyeyim, tanıştıkları bölümde zevkten dört köşe oldum. Katherina zeki ve hazırcevap bir kız. Mıy mıy kibar cümlelerdense onu böyle zıtlaşmalı bir sohbetin etkileyeceğini tahmin etmiştim. Petruchio’nun netliği, her ne olursa olsun vazgeçmeyişi, sabredişi, her hakaret topunu göğsünde yakalayıp bir espriye çevirip geri yollaması falan beni fenasal etkiledi..Net erkek başka bir şey ya.. Kaba ve zorba davranışlarını onaylamıyorum, aynı şekilde evlendikten sonra kızı birçok nimetten noksan bırakarak ehlileştirmeye çalışmasını da hoş karşılayamadım elbette ama kızın tüm hırçınlığına tabiri caizse piç bir gülümsemeyle karşılık verip terk etmemesi, vazgeçmemesi
Hırçın KızWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20125,8bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yarım kitap bırakmayı sevmem ama katlanamadım. Konu kitaba gelince faydacılardan da değilimdir, salt bilgi için okumam çoğu zaman. Hisler merkezdedir. Düşünce dünyamın etkilenmesini isterim. Ama bu kitaptan hiçbirini elde edemeyeceğimi anlayınca kendimi yormamaya karar verdim. Gereksiz ağır. Dil ve anlatım konusunda bir takım teknikler öğrendim ve kullanıyorum bak! diye bağırıyor. Sürekli cümle tekrarları..Üstelik her hikayenin anlatıcısı farklı olsa da hepsinde aynı kişi konuşuyor gibi. Ne gerek var bu kadar metafora hem? İmgeler, söz sanatları plansız bir şekilde doluşturulmuş gibi gözüküyor. Bu kadar yoğun soyut anlatımla sonunda beynimizde oluşan o özet düşünce buna değseydi bari..
Deli Kadın HikayeleriMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 201911,7bin okunma
Puan vermedi·199 syf.··
2024 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2024 17:39
Endüstri mühendisi olarak girdiğim mülakatta bana yöneltilen ve tatmin edici bir cevap veremediğim konu. Endüstri 4.0 Üstelik eğitim gördüğüm 4 yıl boyunca adını defalarca duydum. Özellikle ”Yalın Üretim” dersinde öğrenmiş olduğumuz sanayi devrimlerinden geriye bir tek endüstri 1.0,2.0,3.0 ve 4.0 başlıkları kalmış meğer. Teorik bilgilerimi uygulamaya geçireceğim bir iş fırsatı bulamadığım için tabiki hepsi uçmuştu. Ve bu sadece endüstri 4.0 için de değil gördüğüm tüm mühendislik dersleri için de geçerli ne yazık ki. Yine bir mülakat tarihi yaklaşmışken bu konu hakkında bir kitap seçmem gerektiğini hissettim. Sayın Ömer Faruk hocanın kitabı önüme çıktı kütüphanede. Sayın hocanın kronolojik ve neden-sonuç ilişkilerine bağlı olarak sürdürdüğü anlatımı beni dünya tarihi hakkında bir kitap okuyormuş hatta belgesel izliyormuş gibi hissettirdi. İstifade ettim. Emeğine sağlık..
Endüstri 4.0Ömer Faruk Görçün · Beta Yayınevi · 20208 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2023 19. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2023 15:11
Fazla empatiden sanki ben bıçaklanmışım gibi hissediyorum. Bu his gün içinde geçecek ama bana yoğun duygular yaşatan -kitap boyunca olmasına da gerek yok- kitaplar her zaman ismini kazıyor aklıma. Bu kitabın son birkaç sayfasında yaşadığım hisleri bir süre unutmam. 100 küsür sayfa boyunca, kitapla ilgili düşüncelerim değişti aslında. İlk sayfasından beğendim, biraz ilerleyince gerek isimler olsun gerek anlatım tarzı olsun anlamakta zorlanmaya başladım. Bazı karakterlerin cinsiyetini bile tam anlamadım diyebilirim. Kitabın ikinci yarısından sonra hikaye beni içine aldı ve sabırla beni yükseltmesini bekledim. Anlatım tarzı demiştim, buna literatürde ne deniyor bilmiyorum ama ben dedikodu anlatım tarzı diyeceğim :) Aslında tek bir anlatıcı var ama bazen hikayeyi başkalarının ağzından anlatıyor. “…” dedi, bana tarzında cümleler işleri oldukça zorlaştırdı benim için. Bazen 2. hatta 3.dereceden dolaylı anlatımlar var. Yine de bunun da hikayeye heyecan kattığını hissettiğim oldu. Kitabın son ile başlaması son sayfalarda yaşadığım heyecanı ve korkuyu kesinliklikle törpülemedi. Gereğinden fazla hayal etmiş olmalıyım. Dışarı cıkan iç organlarımı tutarak yürümek zorunda kalan benmişim, göğsüme bıçak darbeleri yemişim gibi hissediyorum. Biraz acıyorum anlatabildim mi?
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2023 6. kitabı
15 dakikamı aldı. Birkaç sayfa okuyayım derken bitiverdi rafların önünde. Evet, kısa bir doğum günü hikayesi. Kısa ama öz, kısa ama etkileyici laflarına hiç girmeyeceğim. Siz de bıkmadınız mı bu tabirden? Herkes gibi kızın dileğini ben de merak ettim. Hatta sayfa atladığımı sanıp dileği aradım. Ama beni asıl etkileyen son söz’ün son sözü oldu. “Kız o gece son ana dek büyük bir değişim olmasını beklemiş miydi acaba?” Sanırım, her yıl haziran ayının son gününün son saniyesine kadar bekliyorum bunu.
Doğum Günü KızıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20191,350 okunma