Görmek ve anlamamak, düşünüp kafanda kurmakla aynı. Yaşıyorum, görüyorum ve anlamıyorum; birilerinin icat ettiği, urdurduğu ama bana ve belki kendisine de açıklamak zahmetine katlanmadığı bir dünyada yaşıyorum...
Duyduğu korku, faydalı bir korkuydu. Korku, hayatta kalmayı sağlayan bir içgüdüydü. Korku bir bakıma huzur vericiydi çünkü korkmak umudun hala yaşadığını gösteriyordu.
Homo Sapiens birdenbire, çırılçıplak ortaya çıkmıştı, battal boy kafatasının içindeki buruşuk jöleden başka silahı yoktu; onu doğuran hayvanlardan olabildiğince farklıydı.
Gerçi bir yandan da onlarla aynıydı işte, aynıydı; hala bile doyumsuzca üremeyi, sahip olmayı arzuluyordu; hiç tereddüt etmeksizin öldürüyordu, güçlüyse alıyor, güçsüzse kaçıyordu; güçsüzken kaçamadığında ise ölüyordu.
Homo Sapiens'in sonu yakındı.